Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), enerji piyasalarının nabzını tutan aylık raporunu yayımladı. Eylüla ait Petrol Piyasası Raporu, Körfez ülkelerinin üretimdeki artışıyla küresel petrol arzında gözle görülür bir yükselişin yaşandığını gösteriyor. Ancak bu olumlu tabloya rağmen, bölgedeki jeopolitik riskler ve küresel talepteki muhtemel düşüşler, piyasaların geleceği için ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Rapor, OPEC+ grubunun üretimi, 11 Eylül'de yaşanan olaylara rağmen, günlük 2,6 milyon varile çıkarak 40,620 bin varile ulaştırdığını ortaya koyuyor. Suudi Arabistan, bu artışın liderliğini sürdürerek üretimini 2,330 bin varile çıkarak 8,300 bin varile yükseltti. Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere'nin de üretimde katkılarıyla küresel arzda önemli bir artış kaydedildi. Bu durum, küresel petrol arzının eylülde 2,5 milyon varile yükselerek 102,320 bin varile ulaşmasına neden oldu.

Ancak bu artış, aynı zamanda geleceğe dair endişeleri de beraberinde getiriyor. IEA'nın öngörülerine göre, küresel petrol talebi bu yıl 5,8 milyon varile düşerek önceki yıla göre bir gerileme gösterecek. Gelecek yıl ise bu düşüşün 7,7 milyon varile yükselerek önemli bir artışa işaret ediyor. Bu trend, özellikle İran'ın petrol ihracatını kısıtlaması, akaryakıt fiyatlarındaki artış ve genel ekonomik belirsizlikler nedeniyle küresel talebin azalması beklentisiyle örtüşüyor.

Rapor, Körfez'deki üreticilerin eylülde 2,6 milyon varile çıkarak 24,300 bin varile ulaşmasının, ihracatın ise savaş öncesi seviyesinin yüzde 33 altında kalmasının, piyasadaki riskleri artırdığını vurguluyor. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarındaki artış ve alternatif güzergahlardan yapılan ihracat, bölgedeki üretim ve ihracatın toparlanmasını sürdürülebilir hale getirmek için önemli bir kilometre taşı oluşturuyor. Ancak petrol altyapısına yönelik saldırılar ve jeopolitik riskler, bu toparlanmanın uzun vadeli sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.