Silivri'nin kalbinde, yargılamanın derinlerine doğru bir yolculuğa çıktık. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yer aldığı, 436 sanıklı dev davada bugün önemli bir dönüm noktası yaşandı. Cumhuriyet'in özel ekibi, Marmara Kapalı Cezaevi'ndeki duruşma salonundan, İmamoğlu'nun ilk savunmalarını canlı olarak aktardı. 98'inci günün sunduğu bu eşsiz fırsatta, İmamoğlu, tutuklu yargılanmanın hukuki ve ahlaki boyutlarını çarpıcı bir dille ifade etti.
Duruşmanın ilk gününde, savunma yapma fırsatını değerlendiren İmamoğlu, yargı sürecinde yaşadığı zorlukları ve baskıları vurguladı. Ailesi, avukatları ve hatta yakın çevresi üzerinde kurulan baskılarla mücadele eden İmamoğlu, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve yargılamanın gerçek amacından uzaklaştığını savundu. Özellikle, tutuklu yargılamanın cezalandırma aracı olarak kullanılmasına karşı güçlü bir eleştiri sergiledi.
İmamoğlu'nun savunmasında, hukukun üstünlüğüne olan inancı ve haysiyetine sımsıkı tutunması dikkat çekti. Yargı mensuplarıyla yaptığı görüşmelerde karşılaştığı tehditleri, parmak sallamaları ve bu durumun yarattığı gergin ortamı aktararak, sürecin şeffaflığı ve adil yürütülmesi için önemli bir uyarı yayınladı. Ayrıca, Türkiye'de ifade özgürlüğünün sınırlandırılması ve siyasi motivasyonlarla şekillenmiş iddialara karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.
Savunmasının ardından, İmamoğlu'nun sözleri, sadece yargılananların değil, tüm demokratik değerlerin ve hukukun üstünlüğünün savunucularına ilham kaynağı oldu. ‘Haysiyet cellatlığı’ ve ‘çamur at, izi kalsın’ mantığının, Türkiye’nin geleceği için bir tehdit olduğunu vurgulayan İmamoğlu’nun, bu türden davranışlara karşı duruşu, adalet ve eşitlik arayışının önemini bir kez daha hatırlattı. Cumhuriyet, Silivri'den bu kritik savunmayı takip ederek, hukukun ve adaletin yeniden tesis edilmesi için mücadeleye katkıda bulunmaya devam edecek.”}çıkarmak için çabaladığını söyledi. Duruşma, heyetin kararını vermesi için önemli bir adım oldu. Cumhuriyet, bu gelişmeleri anlık olarak Silivri'den aktarmaya devam ediyor.