İzmir'in Bayraklı ilçesinde bulunan Smyrna Höyüğü, tarih âleminin nabzını tutan önemli bir arkeolojik alan olarak yeniden dikkatleri üzerine çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ege Üniversitesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle yürütülen kazılar, antik döneme ait izleri gün yüzüne çıkarırken, kentlerin nasıl inşa edildiğini, savunma stratejilerini ve sosyal yaşamlarını anlamamıza yeni kapılar açıyor. Kazı ekibi, özellikle MÖ 7. yüzyıldan itibaren Smyrna Höyüğü'nde gelişen karmaşık şehir planını gözler önüne seriyor.

Kazı alanında, birbirinden farklı işlevlere sahip yapılar, düzenli sokak ağları ve kamu yapıları keşfedildi. Athena Tapınağı'nın adını taşıyan Athena Caddesi, MÖ 7. yüzyıldan 4. yüzyılın sonuna kadar sürekli kullanılmış, üzerinde evlerin içinden geçen su kanalları ve anıtsal giriş kapısının altında bulunan büyük su kanalı gibi önemli buluntulara ev sahipliği yaptı. Bu buluntalar, antik kentteki yaşamın pratik yönlerini ve su kaynaklarına erişim stratejilerini gözler önüne seriyor. Ayrıca, MÖ 9, 8 ve 7. yüzyıllara ait üç savunma duvarı, dönemin mühendislik becerilerine ve askeri stratejilerine dair önemli bilgiler sunuyor.

Kazı ekibi, 2019'da bulunan yaklaşık 406 gramlık gümüş takı hazinesi gibi, yerleşimin geçmişine ışık tutan değerli eserler de bulmaya devam ediyor. Bu hazinenin, antik Smyrna'daki sosyal ve ekonomik yapıyı, zanaatkarlık becerilerini ve ticaret ağlarını anlamamıza yardımcı olduğu düşünülüyor. Ayrıca, Smyrna'nın İlyada ve Odysseia destanlarının ozanı Homeros'un yaşadığı kentlerden biri olduğu yönündeki antik kaynak aktarımları, yerleşimin kültürel önemini daha da artırıyor. Bu bulgular, Smyrna'nın sadece bir şehir olmadığını, aynı zamanda mitoloji ve edebiyatın önemli merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem, son yıllarda yapılan çalışmalarla MÖ 3'üncü bin yıla uzandıklarını ve Erken Tunç Çağı yerleşiminde altı farklı mimari evrenin tespit edildiğini açıkladı. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle yerleşimin MÖ 3'üncü bin yıla tarihlendiği doğrulanırken, kazı ekibi bu yıl Tunç Çağı alanında MÖ 4. yüzyıla tarihlenen büyük kamu yapısında ve kentin kuzeyindeki savunma hattında çalışmalar yürütüyor. Gelecek hedefler, yerleşimin doğusundaki savunma duvarı ve anıtsal giriş kapısının daha önce ortaya çıkarılmasına ek olarak, kuzey, güney ve batı savunma hatlarına ilişkin verileri toplamak ve savunma sisteminin evrelerini aydınlatmak.