Türkiye ekonomisinin nabzını tutan ekonomist Deniz Eresen, son dönemde artan soruşturma hareketliliğinin uluslararası yatırımcıların Türkiye'deki beklentilerini nasıl etkilediği üzerine önemli değerlendirmeler yaptı. Beyaz et operasyonu kapsamında yapılan açıklamalarla birlikte, Eresen, sadece operasyonun hukuki gerekçelerini değil, aynı zamanda soruşturma yöntemlerinin yatırımcılar üzerindeki potansiyel sonuçlarını da dikkat çekici bir şekilde vurguladı. Operasyonun temelinde rekabet ihlalleri ve fiyat artışları iddiaları yer alırken, Eresen’in vurguladığı en önemli nokta, hukukun uygulanış biçiminin, yatırımcıların Türkiye’yi güvenli bir yatırım ortamı olarak görmesi açısından ne kadar kritik olduğuydu.
Eresen, soruşturmaların başlangıçta şirket yöneticilerinin gözaltına alınmasıyla kamuoyuna sunulmasının, iş dünyasında ciddi bir algı değişikliğine yol açabileceğine dikkat çekti. Bu tür uygulamaların, gelişmiş ekonomilerde genellikle operasyonun son aşamalarında kullanıldığına işaret ederek, Türkiye’deki uygulamanın yatırımcıların öngörülebilirlik arayışını nasıl etkilediğini somut örneklerle açıkladı. Bu durum, yatırımcıların Türkiye ekonomisine bakış açısını, sadece ekonomik göstergelerle değil, aynı zamanda hukuki süreçlerin şeffaflığı ve tarafsızlığı ile de değerlendirmeye başladığını gösteriyor.
Ekonomist Deniz Eresen’in görüşleri, uluslararası yatırım kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerinde de bir değişiklik yaratmış gibi görünüyor. Türkiye’nin son iki yıldır yabancı sermayeyi yeniden çekme çabalarıyla paralel olarak, yatırımcıların Türkiye’nin yatırım ortamındaki güvenilirliğini yeniden sorguladığı bir dönemde Eresen’in vurguladığı iletişim eksikliği, özellikle dikkat çekici. Ekonomi yönetimi tarafından sürekli olarak “Türkiye yatırım için güvenli bir liman” mesajı verilirken, iş dünyasında tedirginlik yaratabilecek görüntüler ortaya çıkıyorsa, bu durum yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisini olumsuz etkileyebilir.
Sonuç olarak, Deniz Eresen’in değerlendirmesi, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli çıkarları için hukukun üstünlüğünün nasıl uygulanması gerektiği konusunda önemli bir uyarı niteliğindedir. Küresel yatırımcıların baktığı temel konu, soruşturma açılıp açılmadığı değil, hukuki süreçlerin öngörülebilir ve tarafsız bir şekilde işletilip işletilmediğidir. Daha kurumsal, ölçülü ve şeffaf bir hukuk sistemi, Türkiye’nin yabancı yatırımcı çekme çabalarını destekleyecek ve uzun vadede ekonomik istikrarın sağlanmasına katkı sağlayacaktır.