Küresel enerji piyasalarındaki ani yükselişler, Türkiye ekonomisi için yeni bir risk unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Citigroup'un uzmanları, Orta Doğu'daki karmaşık siyasi gelişmelerin enerji fiyatlarını tetikleyerek, Türkiye'nin dış ticaret dengesini olumsuz etkileme potansiyelini gözler altında tutuyor. Bankanın yayınladığı detaylı rapor, bu durumun Türkiye’nin cari açığına ciddi bir yük getirebileceğini vurguluyor.
Rapor, öncelikle 2025 yılı sonuna ilişkin cari işlemler dengesi projeksiyonlarını sunuyor. Analistler, cari açığın, 2025 sonunda %1,9’dan %2,7’ye yükselmesini öngörüyor. Bu artış, özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisini gösteriyor. Bankanın bu tahmini, Türkiye’nin dış borçlarını ve finansal istikrarını koruma açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Raporun detaylarına bakıldığında, cari açığın genişlemesinde temel faktörlerin enerji açığı ve gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) artışının etkileri olduğu görülüyor. Ekonomik veriler, yılın ilk sekiz ayında cari açığın 11,8 milyar dolar artarak 31,5 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin dış ticaretindeki hassasiyeti ve küresel ekonomik koşullara olan bağımlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Citigroup, altın açığındaki azalmanın bu olumsuz eğilimi kısmen dengelediğini belirtiyor. Ancak, enerji açığının artarak 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşması, bankanın cari açık projeksiyonlarını önemli ölçüde yukarı çekti. Bu analiz, yatırımcılar ve politika yapıcılar için önemli bir sinyal teşkil ediyor, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı ne kadar dirençli olduğunu değerlendirme imkanı sunuyor.