Türkiye’nin gıda sektöründeki önemli oyuncularından beyaz et üreticileri, son dönemde yaşanan olaylarla adeta şaşkınlık içinde kaldı. CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, aralarında Bolu merkezli şirketlerin de yer aldığı 13 firma üzerine atanan denetim kayyımlarının, sektörün geleceği açısından ciddi riskler taşırdığını vurguladı. Ateş, bu türden ani ve toptan yaklaşımların, sektörün uzun vadeli hedeflerine ulaşmasını engelleyecek, aksine belirsizlik ve şüphe ortamı yaratacağını savundu.

Kararın, sadece etkilenen şirketleri değil, aynı zamanda binlerce çalışanın, üreticinin ve tedarik zincirinin tüm aktörlerini de derinden etkilediğini belirten Ateş, sürecin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun olarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Bolu’nun Türkiye’nin beyaz et üretimindeki stratejik önemi de dikkate alındığında, yaşanan gelişmelerin kent ekonomisi ve ülkenin gıda güvenliği açısından da önemli sonuçları olabileceğine dikkat çekti. Ateş, bu türden müdahalelerin, sektördeki istikrarı bozarak, olası krizlere karşı dayanıklılığı azaltabileceğine işaret etti.

Ateş, kayyum kararlarının ekonomik sonuçlarının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, hukukun üstünlüğünün ve suçla mücadele çabalarının değerli olduğunu ancak bu süreçlerin, ekonomik faaliyetleri engelleyici ve yatırımcı güvenini sarsan bir şekilde yürütülmemesi gerektiğini söyledi. Ekonominin ihtiyaç duyduğu şeyin, güven ve öngörülebilirlik olduğunun altını çizdi. Üretimi ve istihdamı riske atan uygulamaların, hukuki güvenliği güçlendiren adımlarla desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Son olarak, Ateş, hukuki süreçlerin bir cadı avına dönüşmemesi gerektiği konusunda uyarı yaparak, adaletin tecelli etmesi ve usulsüzlüklerin giderilmesi konusunda hepimizin ortak beklentisini dile getirdi. ‘Bütün bir sektörü, elini taşın altına koyan sanayiciyi ve üretim zincirinin tüm aktörlerini toptan bir şekilde zan altında bırakan karalama yaklaşımları ülkemize yalnızca zarar verir,’ sözleriyle, bu türden yaklaşımların sektördeki motivasyonu düşüreceğini ve uzun vadede ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamayacağını vurguladı. İktidarın, süreç boyunca çalışanların haklarını korumaya, üretim zincirinde aksamalara izin vermemeye ve kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmeye yönelik sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini ayrıca hatırlattı.