Altın piyasası, küresel ekonomik belirsizliklerin ve merkez bankalarının altın alım stratejilerinin etkisi altında dalgalanıyor. Spot altın, 13 Ekim’de yaşanan volatiliteyle ons başına 4 bin 158 dolara gerilese de, merkez bankalarının stratejik alımları piyasaya önemli bir destek sağlıyor. Bu alımlar, altın fiyatlarının uzun vadeli performansını şekillendirme potansiyeline sahip.

Tahminler, 2026 yılına kadar merkez bankalarının toplamda 720 ton altın satın alacağını gösteriyor. Bu rakam, geçen yıla kıyasla bir azalma (%15) temsil etse de, altın talebinin tarihsel olarak güçlü bir ivme ile devam ettiğini işaret ediyor. Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) verilerine göre, merkez bankaları yılın ilk yarısında yaklaşık 345 ton altın aldı. Bu miktar, özellikle ikinci çeyrekte (289 ton) yaşanan artışla dikkat çekici bir ivme kazanıyor. Çin Merkez Bankası’nın altın alım serisi, eylül ayında da devam ederek toplam alımı 23 aya uzatırken, Polonya’nın rezervlerini 640 tona çıkarması da bu trendi destekliyor.

Merkez bankalarının altınlara yönelmesinin altında yatan nedenler, rezerv çeşitlendirmesi, döviz kur risklerini azaltma ve jeopolitik risklere karşı korunma isteği gibi faktörler ön plana çıkıyor. WGC’nin haziran anketine katılan rezerv yöneticilerinin %89’u, önümüzdeki 12 ay içinde küresel merkez bankalarının altın rezervlerini artıracağını öngörüyor. Ancak, altın fiyatlarının yükselişini garanti etmeyen bu talep, yatırımcıların uzun vadeli stratejilerini şekillendiriyor.

Fiyatlardaki kısa vadeli iniş-çıkışlar, yatırımcıların odak noktasından uzaklaşıyor. Merkez bankaları, altın alımlarıyla daha çok rezerv güvenliğini sağlamayı ve portföylerini uzun vadeli çeşitlendirmelerle güçlendirmeyi hedefliyor. ABD tahvil getirilerindeki artış ve doların güçlenmesi gibi faktörler, altının faiz getirisi olmayan yapısı nedeniyle yatırımcıların ilgisini azaltabiliyor. Ancak, merkez bankalarının alımları, altın fiyatlarının 4 bin doların üzerinde seyrini destekleyen önemli bir güç olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, altın piyasasının geleceği, ABD enflasyon verileri, faiz beklentileri ve doların hareketleri gibi makroekonomik göstergeler tarafından şekillenecek.”}Piyasa verileri Matriks Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse senetleri, VİOP ve tahvil-bono verileri 15 dakika gecikmeli verilmektedir.BIST isim ve logosu