Diyarbakır'ın Yenişehir Ziraat Odası'nda yaşananlar, Türkiye'nin tarım sektöründe derin bir endişeyi gözler önüne seriyor. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, buğday ve arpa alım fiyatlarındaki ani ve önemli artışların, çiftçileri ekonomik sıkıntıya sürüklediğini vurguladı. Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile bir araya gelen Tanrıkulu, çiftçilerin yaşadığı zorlukları ve TMO'nun bu konudaki tutumunu eleştirerek, köklü bir reform çağrısında bulundu.
Tanrıkulu, TMO'nun daha önceki söylemlerine karşı tam bir tezat oluşturduğunu belirterek, “Geçen yıl arpa 11 bin liraya alınıyordu. Bu yıl ise 12 bin 750 lira olarak belirlendi. Buğdayda da benzer bir durum söz konusu. TÜİK'in enflasyon verileriyle kıyaslandığında, TMO'nun uyguladığı fiyat artışları, çiftçinin maliyetlerini katlayarak yükseltiyor. Mazot, gübre, tohum gibi girdi maliyetlerindeki de benzer yükselişler, çiftçinin üretim maliyetini daha da artırıyor. Bu durum, çiftçinin ekim yapma motivasyonunu ciddi şekilde azaltıyor ve gelecekteki tarımsal üretimi tehdit ediyor,” dedi.
Süleyman İskenderoğlu ise durumun aciliyetini vurgulayarak, “Fiyatların açıklanmasından sonra, Gaziantep, Adana ve Konya gibi büyük tarım merkezlerinde arpa fiyatları düşüş gösterdi. Hükümetin 12 bin 750 lira fiyatı açıklamasının ardından, çiftçinin ton başına 2 bin 500 lira birden düşen fiyat, neredeyse bir tuzaktır. Açıklama yapılmasaydı, durum daha farklı olurdu ve çiftçiler daha kârlı olabilirdi,” şeklinde konuştu. Hükümetin yanlış tarım politikalarının, pamuk ekim alanlarının azalmasına ve şu anda köyümüzde 7 bin dönümde 400 dönüm ekilen pamukla sınırlı kaldığına dikkat çekti.
Tanrıkulu, TMO'nun tavrını “Sofrasındaki ekmeğin düşmanı haline dönüşmüş durumda” olarak tanımlayarak, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üzerinde, ‘TMO çiftçinin kara gün dostudur’ yazardı. Şimdi ise bu durum tam tersine dönmüş. Çiftçinin çaresizliğine kayıtsız kalamayız. Bu durum, Türkiye'nin geleceği için de ciddi bir sorun teşkil ediyor. Yüksek ithalat oranları, tarım sektörümüzü dış pazarlara bağımlı hale getiriyor. Çiftçinin haklarını koruyan, üreticinin gelirini artıran, sürdürülebilir tarım politikaları geliştiren bir yaklaşım gerekiyor,” dedi. Bu durum, çiftçinin umutsuzluğa kapılmasına ve tarım sektörünün geleceği için ciddi bir soru işareti oluşturuyor.