İstanbul’da düzenlenen ‘Türkiye’nin demokrasi, barış ve eşit yurttaşlık mücadelesinin yeni bir eşiğinde; ortak geleceği birlikte düşünmek, tartışmak ve yeniden kurmak amacıyla’ İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’nın ikinci gününde, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Ahmet Türk, önemli değerlendirmelerde bulundu. Türk, konferanstaki konuşmasında, süreci şekillendirme ve geleceğe yön verme konusunda stratejik bir bakış açısı sergiledi.

Türk, özellikle 27 Şubat’tan sonra Sayın Öcalan’ın açıklamalarıyla başlayan diyalog sürecine yönelik endişelerini dile getirdi. “Henüz yol haritası netleşmedi, beklentiler ve düşünceler paylaşılmadı. Bu durum, sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için sabırla beklememiz gerektiğini, ancak sürecin bozulmasına izin vermeyeceğimiz konusunda kararlılığımızı gösteriyor” şeklinde konuştu. Türk, sabır ve stratejik yaklaşımın, sürecin önündeki engelleri aşmak için kritik bir unsur olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, toplumsal güvenliğin yeniden tesis edilmesi ve ortak bir geleceğe doğru ilerleme konusunda somut adımlar atılması gerektiğini savundu.

Konuşmasında, kendi kimliğine ve deneyimlerine atıfta bulunarak, Kürt siyasetinin geçmişte yaşadığı zorlukları ve yaşadığı inançlarını aktardı. “Kürdistan’da geniş topraklarda yaşayan bir ailenin çocuğu olarak, kimliğimizin, dilimizin ve halkımızın ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Bölücü olmamış, birleştirici olmayı hedeflemiş, toplumsal barışın ve halkların kardeşliğinin savunucusu olmuş, zulüm politikalarına rağmen demokratik siyaseti terk etmemiş bir siyaset anlayışını temsil ediyoruz” dedi. Geçmişteki travmatik olaylara (12 Eylülleri, 1986’lar, 1994’lerde dokunulmazlığın kaldırılması) atıfta bulunarak, demokratik bir çözümün önemini ve inancını yadsımadığını ifade etti.

Son olarak, sürecin içinde yer alan tüm aktörleri, özellikle Kürt ve Türk halklarını bir araya gelmeye, birleştirmeye ve geleceği güvence altına alacak projeler geliştirmeye çağırdı. “Birlik, beraberlik ve uzlaşma içinde, halkları kucaklayarak, ortak bir geleceğe doğru ilerleyelim. Birleştirici olun, toplumsal barışın önünü taptaze bir enerjiyle açın” çağrısında bulundu. Türk, konferansın, Türkiye’nin demokrasi, barış ve eşit yurttaşlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olacağına ve ortak bir geleceğe uzanan bir köprü oluşturacağına inandığını dile getirdi.”}