İstanbul’un Fethi’nin ruhu, yalnızca tarihi bir dönemin destansı anlatısı değil, aynı zamanda bireyin iç dünyasında kendi zincirlerini kırma mücadelesiyle de örtüşüyor. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı’nın düzenlediği 573. Yıl İstanbul’un Fethi programında, bu anlamlı günde çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, fetih kavramını ‘insanın ayağındaki zincirleri kırmak, üzerindeki yükü hafifletmek ve yönetimi adaletle buluşturmak’ olarak tanımlarken, bu ideallerin günümüzdeki karşısına da işaret etti.

Gençlere yönelik umut dolu bir mesajla başlayan konuşmasında, Arıkan, “Suç, kendi çocuklarına bütün kapıları açan milletin evlatlarına kapıları kapatanlardadır” diyerek, toplumsal adaletin önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin yeniden büyük bir güç olarak yükselmesi için, gençlerin geleceğine yatırım yapmanın ve onları dış dünyaya karşı dirençli bir şekilde yetiştirmenin gerekliliğini vurguladı. ‘Türkiye Kalkınma Planı’nı kamuoyuyla paylaşarak, ülkede istihdam yaratmayı, Gayri Safi Milli Hasıla’ya önemli katkılar sağlamayı ve genç nüfusunu iş gücüne dahil etmeyi hedeflediğini duyurdu. Bu plan, sadece ekonomik bir strateji değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olarak tanımlandı.

Aile ve Nüfus 10 Yılı’na ilişkin değerlendirmesinde ise, Arıkan, ailenin “bir medeniyet meselesi” olduğunu ve bu nedenle devlet tarafından korunması gerektiğini savundu. Gençlerin evlendirilmesi ve aile kurmaları için gerekli imkanların sağlanacağını, istihdamın artırılacağını, enflasyonun kontrol altına alınacağını ve uygun fiyatlı konutların üretileceğini açıkladı. Ayrıca, aileyi “ithal sözleşmelerle değil, bizzat kendi medeniyet anlayışımızla” güvence altına alacaklarını belirterek, geleneksel aile değerlerine öncelik verecek bir yaklaşım sergiledi. Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin yorumunda ise, bu olayın sadece bir tarihi mekânın yeniden açılması olmadığını, aynı zamanda fetih ruhunun yeniden canlanması olduğunu ifade etti.

Arıkan, günümüzdeki “Bağımcılıkla Mücadele Bakanlığı” ihtiyacını da vurgulayarak, “Bugünün Bizans’ı, kumardır, bahis tuzağıdır. Bugünün Bizans’ı; ahlaksızlığı özgürlük diye pazarlayan bu bozuk düzendir” diyerek, modern çağda insanı sömüren ve ahlaki değerleri zedeleyen unsurlara karşı mücadele etmenin önemine dikkat çekti. ‘Milli Gençlik’in’, 21. yüzyılın Fatihleri olarak, bu zorlu şartlarda dimdik duracak ve ülkeyi yeniden inşa edecek bir rol üstleneceğini vurguladı. Özellikle kumar ve diğer bağımlılıkların önlenmesi için gerekli adımların atılacağını ve ‘Bağımlılıkla Mücadele Bakanlığı’nın’ kurularak bu alanda etkin bir mücadele yürütüleceğini duyurdu.