Türkiye'nin geleceği hakkında derin bir belirsizlik atmosferi hakimken, son anket verileri çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. ASAL Araştırma’nın bulguları, toplumun en acil sorunu olarak fon kriziyle ilgilenmesinin, geleneksel siyasi gündemin gölgesine düşmesine neden olduğunu gösteriyor. Adaletsizlik, eğitim, işsizlik ve emekli maaşları gibi konulardan uzaklaşılmış, ekonomide yaşanan karmaşanın insan hayatındaki önceliği nasıl değiştirdiğinin kanıtı olarak fon krizi zirveye yerleşti.
Bu durum, özellikle AK Parti’nin oylarındaki düşüşü beraberinde getiriyor. Siyasi partilerin bu eşi benzeri görülmemiş tepkiyi değerlendirmesi beklenirken, AK Parti yöneticilerinin ve milletvekillerinin arasında derin bir memnuniyetsizlik hakim. ‘Yerli ve milli fon’ sloganının siyasi çıkarlar için manipüle edilmesi, partililerin itişmesiyle birlikte, uzun yıllardır partinin temel değerlerine sığmayan bir durumun ortaya çıkmasına neden olmuş. Ekonomik ve siyasi elitlerin bu rezaleti istismar etmeleri, partinin içindeki biriken tepkileri daha da alevlendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu karmaşık ortamda kullandığı dil ise gerginliği daha da tırmandırıyor. “Kimileri bu kutlu hareketi kirletmek için sızdı, sızdırıldı” gibi ifadeler, muhalefeti dış düşman olarak gösterirken, “Çürüyen kol kesilir” sözü, çözüm arayışını savunmaya dönüştürüyor. Özellikle ‘Sütte leke var bizim arkadaşlarımızda leke yok’ gibi söylem, gerçeklikle bağını koparıyor ve toplumun beklentilerini karşılamaktan uzaklaşıyor.
Anket sonuçları, Türkiye’nin en büyük sorunu olarak ‘Hiçbiri’ seçeneğinin yüzde 34.8 ile birinci sırada yer almasıyla da pekişiyor. Bu durum, toplumun her iki siyasi bloğa da çözüm üretecek kapasitede olmadığına inanması, siyasi partiler için bir uyarı niteliği taşıyor. Siyasi liderlerin, toplumun umudunu kestiği bir dönemde, gerçek sorunlara odaklanması ve yenilikçi çözümler üretmesi gerekmektedir.”} att: