İngiltere’nin savunma politikaları, son dönemde Rusya’nın artan askeri faaliyetleri ve NATO’ya yönelik olası saldırı senaryoları ile şekilleniyor. Yeni bir araştırma, İngiliz halkının bu duruma nasıl tepki verdiğini ortaya koyarken, savaş hazırlığına yönelik isteksizlik ile güvenlik yatırımlarına olan desteğin arasında hassas bir denge olduğunu gösteriyor. Ipsos tarafından yapılan anket, İngilizlerin yarısının, herhangi bir koşulda ülkesini savaşta savunmaya hazır olmadığını açıkça belirtti. Bu durum, NATO’nun Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı’nın vurguladığı gibi, ittifakın hızla savaşmaya hazır olabilme kapasitesini sorgulamaya yol açıyor.
Anket sonuçları, İngiltere’nin güvenlik stratejisinde önemli bir dönüşüm ihtiyacını da işaret ediyor. Halkın genel eğilimi, ekstra maliyetler karşılığında bile savunma harcamalarının artırılması yönünde olsa da, bu artışın finansmanının nasıl sağlanacağı konusunda büyük bir çekince mevcut. Katılımcıların %51’i, borçlanma, vergiler veya kamu hizmetlerinde kesintiler gibi ek yüklerin kabul edilebilir olduğunu belirtirken, bu türden bir ödünleşimle savunma harcamalarındaki artışın desteklenmesi konusunda önemli bir direnç de gözlemlendi. Bu durum, hükümetin savunma harcamalarını artırma çabasında karşılaştığı en büyük zorluklardan birini oluşturuyor: Kamuoyunu ikna etme ve artan güvenlik yatırımlarının ülke ekonomisi ve yaşam standardı üzerindeki etkilerini doğru bir şekilde iletme sorumluluğu.
Anket, İngiliz halkının sadece savunma harcamaları konusundaki kaygılarını değil, aynı zamanda Avrupa Birliği ile ortak savunma ilişkilerinin önemine ilişkin görüşlerini de yansıtıyor. %50’lik bir kesim, İngiltere’nin Avrupa Birliği ile yakın bir savunma işbirliğine öncelik vermesi gerektiğini savunurken, %44’lük bir kesim ise bu türden bir işbirliğinin kendi vergilerinde artış veya kamu hizmetlerinde azalmaya yol açabileceği endişesiyle karşı çıkıyor. Bu durum, İngiltere’nin dış politika ve güvenlik stratejisinde gelecekteki kararlarını etkileyecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca, anketin bulguları, İngiltere’nin savunma harcamalarını Rusya’nın NATO’ya saldırma riskine dayandırması gerektiğini savunan Savunma Bakanı Wes Streeting’in yaklaşımını da destekliyor.
Ancak bu stratejik yaklaşım, hükümetin karşı karşıya olduğu bütçe açığı gibi ekonomik zorluklarla da iç içe geçiyor. Bu yılın başında Maliye Bakanı John Healey’in savunma bakanlığından istifa etmesinin temel nedenlerinden biri de, İngiltere’nin savunma harcamalarındaki yetersizliğiydi. Healey, İngiltere’nin bu yılki %2,6 seviyesinden 2030’a kadar milli gelirin %3’ünü savunmaya ayırması gerektiği konusunda uyarılmıştı. Hükümet, yaklaşan bütçe açığını kapatmak için 4,7 milyar sterlinlik bir fon açığına hazırlanırken, 2035 yılına kadar milli gelirin %3,5’ine çıkarılması hedefini gelecek yılki Harcama İncelemesi’nde belirlemeyi planlıyor. Bu zorlu süreçte, İngiliz halkının savunma harcamaları konusundaki hassasiyetini korumak ve kamuoyunu ikna etmek, hükümet için kritik bir öneme sahip olacak.”}