Türkiye’nin iş gücü piyasasında kronik bir sorun olan işsizlik, son dönemde üniversitelerdeki sözleşmeli personel alımlarıyla yeniden yüzleşmeye başladı. ‘İş beğenmiyor’ ve ‘para beklentisi’ gibi söylemlerle göz ardı edilen bu durum, gençlerin istihdam arayışlarını gözler önüne serdi. Üniversite kampüslerinde açılan pozisyonlara gösterilen olağanüstü ilgi, devasa bir rekabet ortamını beraberinde getirdi.

Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin (TOGÜ) hastanesi ve idari birimlerinde görev alacak 93 sözleşmeli pozisyon için yapılan başvuruların sayısı, beklentilerin çok ötesinde oldu. Resmi veriler, 21 bin 623 başvuru ile istihdam piyasasına olan talebin ne kadar yoğun olduğunu açıkça ortaya koydu. Bu rakamlara göre, her bir pozisyon için ortalama 232 kişi yarışırken, bu durum gençlerin iş bulma mücadelesini daha da zorlaştırmaktadır. Ortaya çıkan tablo, iş gücü piyasasının mevcut durumunu ve gençlerin beklentilerini çarpıcı bir şekilde yansıtmaktadır.

Başvuruların dağılımı da dikkat çekici detaylar içeriyordu. En yoğun rekabet, 30 kişilik hemşire kadrosunda yaşandı; bu pozisyon için 953 aday başvurdu. Sağlık teknikeri branşlarında ise tek kişilik kontenjanlar için yüzlerce genç yarıştı. Özellikle 2 kişilik kadroya 3 bin 105 kişi talip olmuş, büro personeli pozisyonu için ise yaklaşık 1.552 aday rekabet etmişti. Hastane temizlik görevlisi kadrosu için de 3 bin 311 başvuru alırken, bu durum gençlerin sağlık ve eğitim sektörlerine olan ilgisini doğrulamaktadır.

Bu istatistikler, Türkiye’nin genç iş gücünün beklentilerini ve üniversitelerdeki işe alım süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Yüksek sayıda başvuru, işsizliğin temel nedenlerinin sadece iş beğenmemek veya yüksek maaş beklentisi olmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda eğitim sisteminin ve iş piyasasının da beklentilerle uyumlu olup olmadığını sorgulamamıza neden olmaktadır. Bu durum, üniversitelerin ve ilgili kurumların, gençlerin ihtiyaçlarına daha iyi cevap veren stratejiler geliştirmesi gerektiğini göstermektedir.