Türkiye, enerji arzında çeşitliliği artırma ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme stratejisi doğrultusunda, denizaltı rüzgar enerjisi projeleriyle önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. TÜREB Başkanı İbrahim Erden’in açıklamaları, bu alandaki potansiyeli ve yatırım hedeflerini ortaya koyarken, sektörde yeni bir ekosistem oluşmasına işaret ediyor.

Denizüstü rüzgar enerjisi projelerinin, karasal santrallerle kıyaslandığında önemli ölçüde daha yüksek yatırım maliyetleri gerektirdiği biliniyor. Ancak, bu yeni yaklaşım, tersaneler, ekipman üreticileri ve diğer sanayi kolları için büyük fırsatlar sunuyor. 1000 megavatlık ilk denizaltı rüzgar enerjisi YEKA projesi, yaklaşık 3 milyar dolar karşılığında gerçekleştirilecek ve yaklaşık 4-6 yıllık bir hazırlık ve uygulama süreci gerektirecek. 2030-2032 döneminde kademeli olarak hayata geçirilmesi beklenen bu proje, 2035’e kadar her yıl en az 1,5 gigavatlık rüzgar YEKA ihalesinin duyurulmasıyla desteklenecek.

Bu yatırımların finansmanında, uluslararası finans kuruluşları ve yatırım ortaklıklarının rolü kritik öneme sahip. Türkiye’nin, yabancı finansman ve teknoloji ortaklıklarından yararlanarak, bu alandaki teknik bilgi ve mühendislik yetkinliğini geliştirmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri, kamu kurumları arasında eşgüdümün sağlanması, arazi kullanımı süreçlerinde birliği ve gecikmelerin önlenmesinin, yatırım ortamını güçlendireceğini vurguluyor. Ayrıca, yenilenebilir enerji yatırımlarının gecikmesinin, ithal enerji kaynaklarına olan bağımlılığı uzatabileceği ve rekabetçi finansman imkanlarını engelleyebileceği belirtiliyor.