TBMM’nin nabzında Avrupa Birliği’ne uyum çabaları! Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, 26-27 Ekim tarihlerinde yapılacak Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantıları öncesinde bugünkü oturumunda önemli bir yoğunluğa sahne oldu. CHP’den yaşanan değişimler ve farklı siyasi partilerin keskin eleştirileri, komisyonun gündemine yerleşti.
Toplantı gündemine, CHP’den istifa eden Yüksel Taşkın’ın yerine yeniden seçimi yapılan Yüksel Taşkın, oy kullanan 15 üyenin 15’inin oyunu alarak komisyon başkanvekilliğine geri döndü. Ancak bu seçim, farklı partilerin arasında ilginç bir diyalogla sonuçlandı. İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, “Türkiye gerçekten AB’ye girmek istiyor mu, yoksa oyalanıyor mu?” sorusunu yöneltirken, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, “Onlar size oy vermezdi” diyerek karşılık verdi. Bu tür diyaloglar, komisyonun atmosferine farklı bir boyut kazandırdı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine dair sunumunu yaparken, 2019’daki zorlu süreçlerin aşıldığını ve üst düzey temasların sürdüğünü vurguladı. “Made in Europe” projesine odaklanıldığını, özellikle otomotiv sektörünün ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımların artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti. Ancak AİHM kararlarına uyum konusundaki sorulara, “Yürütmenin bir sorumluluğu var, herkesin kendi sorumlu olduğu alanlar var. Davalar konusunda yorum yapmak benim haddim değil” şeklinde yanıt verdi. Bozay, 2016’daki darbe girişiminin de sisteme zarar verdiğini ve bazı sıkıntıların yeniden inşa sürecinin de etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca, Kıbrıs mülk davalarına da dikkat çekerek, “Bu resimde kimse sütten çıkmış ak kaşık değil” dedi.
Sunumdan sonra İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Avrupa’daki hukukun üstünlüğü ilkelerine dikkat çekerek, “Bizde kötü ama onlarda da kötü savunma şeklini kabul etmiyorum. Darbe teşebbüsünün ardından 10 sene geçti. 1980 darbesinin izi 1990’da kalmamıştı. 2016’daki darbenin izi 2026’da sürüyorsa, bu, basiretsiz politikalardandır” dedi. DEM Partili Cengiz Çandar ise, Fransa’daki Dreyfus davasına atıfta bulunarak, “Bizde de simge davalar var AİHM bakımından. Biri Osman Kavala, daha yeni AİHM kararı var, yeniden yargılamaya gidilmesi lazım. Kendi anayasamızın gereği de bu” sözleriyle konuya dikkat çekti. Bozay, AİHM kararlarında çifte standart uygulandığını ve bazı çevrelerin kasıtlı yoğunlaşma girişimlerinde bulunduğunu savundu. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa’ya uyum sürecindeki en büyük engellerden biri olarak değerlendiriliyor.”}”çte