Adalet Bakanlığı, aile hukukuna ilişkin süreçlerde daha duyarlı ve bütüncül bir yaklaşım sergileme hedefiyle önemli bir çalıştay düzenledi. Bu çalıştayda konuşan Bakan Akın Gürlek, adaletin sadece hukuki kararların doğruluğunda değil, aynı zamanda insan hayatını ne ölçüde etkilediğinde de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, her dosyanın ardında bir hayatın ve her uyuşmazlığın ardında bir hikayenin olduğunu hatırlattı. Bakan Gürlek, insan onurunun, bireylerin güvenliğinin, haklarının ve özellikle çocukların korunması gereken geleceğin merkezde olduğunu belirterek, aile ilişkilerinin dönüşüm geçirdiği bu hassas dönemlerde çocukların güvende hissetmelerini ve geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.
Çatışmalı boşanma davalarında yaşanan karmaşık süreçlerde, çocukların kaygı, korku ve güvensizlik gibi duygularla başa çıkma zorlukları göz önünde bulundurularak, aile ve ebeveyn danışmanlığı hizmetlerinin yargısal süreci tamamlayıcı bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Bu danışmanlık hizmetleri, tarafların yaşadıkları süreci anlamlandırmalarına, çatışmaları azaltmalarına ve çocuk odaklı iletişim kurmalarına yardımcı olacak. Bakan Gürlek, bu hizmetlerin amacının bireyleri belirli bir karara yönlendirmek veya mahkemenin yerini almak olmadığını, aksine çocukların zarar görmesini önleyecek destek mekanizmalarını daha etkin hale getirmeyi amaçladığını özellikle belirtti. Aile danışmanlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıyla, boşanma sürecinin olumsuz etkilerine karşı farkındalık artırılacak, iletişimin desteklenmesi, velayet ve kişisel ilişki süreçlerinde doğru bilgilendirmenin güçlendirilmesi ve ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarına odaklanabilmeleri hedeflenmektedir.
Bu çerçevede, boşanma davalarının ortalama görülme süresi 2020 yılından itibaren önemli ölçüde kısalmıştır. Bakan Gürlek, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2024 yılında 326 bin 69, 2025 yılında 309 bin 479 ve 2026 yılında 242 bin 722 boşanma davası açıldığını duyurarak, bu sürenin 163 güne düşürüldüğünü açıkladı. Bu durum, bakanlığın süreçleri hızlandırma ve adil çözümler bulma konusundaki çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Son olarak, Bakan Gürlek, çocukların anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılmaması gerektiğinin altını çizerek, büyüklerin kördüğümüyle çocukların narin parmaklarına yük vermemeleri gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, aile hukukuna ilişkin çalışmaların, insan odaklı, çözüm odaklı ve çocukların geleceğine yönelik bir vizyonla şekillendirilmesi gerektiğini gösteriyor.