Yenilenebilir enerji kaynakları (YEKA) alanında heyecan verici bir gelişmeyle karşı karşıyayız. 2026 yılı güneş ve rüzgar enerjisi yarışmaları için açılan başvurular, sektörde uzun vadeli finansman imkanlarını ve alım garantilerini bir araya getirerek yatırımcıların motivasyonunu yükseltiyor. Bu ihaleler, Türkiye’nin enerji geleceğini şekillendirmede önemli bir rol oynayacak potansiyele sahip.

YEKA 2026 programı kapsamında 21 farklı yarışma düzenleniyor ve toplamda 2.400 megavatlık kapasite yatırımcılara sunulacak. Bu kapsamda, 14 güneş enerjisi (GES) ve 7 rüzgar enerjisi (RES) projesi geliştirilecek. Güneş enerjisi projeleri 9 farklı bölgede dağıtılırken, en büyük kapasite 200 megavatla Diyarbakır’a ayrılıyor; Kahramanmaraş, Mardin ve Konya da 180, 150 ve 110 megavatlık kapasitelerle öne çıkıyor. Rüzgar enerjisi alanında ise Sivas’ta 320 megavatlık bir yarışma düzenlenerek, Kütahya, Manisa ve Balıkesir’in de 260, 235 ve 235 megavatlık kapasitelerle yer alması sağlanacak.

Bu ihalelerin en dikkat çekici yönlerinden biri, farklı satış dönemleri ve fiyatlandırma mekanizmalarıdır. Güneş enerjisi projelerinde ilk 60 ay boyunca elektrik, piyasa takas fiyatından satılırken, rüzgar enerjisi projelerinde ilk 72 ay boyunca aynı durum geçerli olacak. Ancak, piyasa takas fiyatının kilovatsaat başına 4,75 eurocentin altına düşmesi halinde, otomatik olarak devreye giren fiyat koruma mekanizması, yatırımcıların gelirlerini güvence altına alacak. Bu koruma, her iki teknoloji için de 20 yıl boyunca geçerli olacak ve projelerin uzun vadeli finansal sürdürülebilirliği için kritik bir unsur teşkil ediyor. Ayrıca, yarışmalarda tavan teklif kilovatsaat başına 5,50 eurocent olarak belirlenirken, taban teklif güneşte 3,25, rüzgarda ise 3,50 eurocent olacak.

Bu ihalelerin arkasındaki motivasyonu değerlendiren Danista Capital Partners Enerji Yatırımları Direktörü Burak Yitgin, uzun vadeli finansman imkanlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının yapılabilirliğini artırdığını vurguluyor. Yitgin, 22 yıllık vade ve alım garantisinin, tesisin ömrüyle neredeyse eşdeğer bir güvence sunduğunu ve bu nedenle yatırımcıların YEKA ihalelerine katılım motivasyonunu önemli ölçüde yükselttiğini belirtiyor. Rekabetçi teklif mekanizması ve yatırımcılar arasındaki yoğun ilgi, bu ihalelerin sektör için bir dönüm noktası olacağına işaret ediyor. Özellikle Alman ve Çinli yatırımcıların, tribün tedariki alanındaki rekabeti, uluslararası arenada Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörüne olan ilgiyi daha da artırıyor. Projelerin tamamlanması ve devreye alınması süreçlerinin, yatırımcılar için uzun vadeli bir strateji gerektirdiğini ve bu nedenle, ihalelerin sonuçlarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini de ekliyor.