Suriye'nin Türkiye tarafından ihracatta stratejik öncelikli ülkeler listesine alınmasıyla birlikte, iki komşu ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde ivme kazanan bir süreç başladı. 2024 yılı sonunda Suriye'de yaşanan yönetim değişikliğinin ardından, Ankara ve Şam sanayiden enerjiye, ulaştırmadan ticarete kadar geniş bir yelpazede işbirliğini yeniden yapılandırıyor. Bu yeni dönem, on yılı aşkın süredir durağan seyreden ticari hacmi tarihi seviyelere çıkarma potansiyeli taşıyor.
Siyasi alandaki normalleşme çabaları, ticari diplomasinin de önünü açtı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Suriye'ye gerçekleştirdiği son ziyaret, bu sürecin en somut adımlarından biri oldu. Fidan'ın Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmelerde, sadece bölgesel güvenlik değil, aynı zamanda ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi ve karşılıklı yatırımların önündeki engellerin kaldırılması konuları da detaylıca ele alındı.
Ekonomik ortaklığı daha kurumsal bir zemine oturtmak amacıyla Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) ilk kez bir araya geliyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Suriyeli mevkidaşı Nidal Şaar'ın liderliğinde yapılacak bu toplantılara, eş zamanlı olarak geniş katılımlı bir İş ve Yatırım Forumu eşlik edecek. İnşaattan gıdaya, tekstilden lojistiğe kadar pek çok sektör temsilcisi, yeni pazarlarda iş birliği olanaklarını değerlendirmek üzere ikili görüşmeler gerçekleştirecek.
Mevcut veriler de bu ticari canlanmayı rakamlarla doğruluyor. Geçtiğimiz yıl 2,2 milyar dolar seviyesinde olan ihracat, 2025 yılı itibarıyla 3,5 milyar dolara tırmanarak ciddi bir artış gösterdi. Özellikle 2025'in ilk çeyreğinde kaydedilen dış ticaret rakamları, 2013 yılından bu yana ulaşılan en yüksek zirve olarak kayıtlara geçti. Geçmişte un ve değirmencilik ürünleri ön plandayken, günümüzde motorlu kara taşıtları ve yedek parçalarının ihracat listesinin ilk sırasına yerleşmesi, ticaretin niteliksel olarak da değiştiğini kanıtlıyor.