İzmir’in Aliağa ilçesinde Smart Solar fabrikasından çıkarılan 83 işçinin, işe geri çağrılma, ödenmeyen alacakların tahsil edilmesi ve sendikal hakların korunması talebiyle başlattığı direniş, 6. gününde beklenmedik bir dönüşüm yaşadı. İşçiler, fabrikadan uzakta, kent meydanının kalbinde bir meydan okuma sergileyerek, direnişlerini daha geniş kitlelere duyurmayı hedefledi.
Fabrika önünde başlayan ve birkaç gündür devam eden bu mücadele, işçilerin arkadaşlarının işten çıkarılmasına tepki olarak başlatılmıştı. İşçiler, demokrasi ve adalet talepleriyle sokağa dökülürken, “Smart işçileri kararlıdır!”, “Hak verilmez, alınır!”, “İşgal, grev, direniş!” gibi sloganlarla seslerini yükseltiyorlardı. Bu gösteri, Aliağa Hükümet Konağı önünde toplanan işçilerin ve destekçilerinin katılımıyla daha da güçlendi. Yerel ve ulusal sivil toplum örgütleri, sendikalar ve siyasi partilerin desteğini alan işçiler, direnişlerini kent meydanına taşıyarak, taleplerinin duyurulmasını sağladılar.
Basın açıklaması sırasında, işçiler, işten çıkarılma sürecinin doğrudan sendikal örgütlenmeyi hedef alan bir saldırı olduğunu vurguladılar. Anayasa ve ilgili kanunların, işçilerin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılmasını yasakladığını hatırlatarak, uluslararası örgütlerin de bu hakkı güvence altına aldığını belirttiler. İşverenin, toplu sözleşmeden doğan enflasyon farkını ödemeyi reddetmesi ve işten atılan işçilere tazminat öne sürmesi, işçilerin iradesini satın almaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. İşçiler, bu tür girişimlere boyun eğmeyeceklerini ve taleplerinin karşılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ilan ettiler.
Meydanın kalbinde yürütülen bu direniş, sadece Smart Solar işçilerinin değil, tüm emekçilerin örgütlenme hakkı için verdiği mücadele olarak da yorumlandı. İşçiler, basın, gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve emek dostlarının desteğini beklediklerini, yaşananları kamuoyuna duyurmalarını ve haberleştirmelerini talep ettiler. 83 işçi arkadaşın işe geri çağrılıncaya kadar, direnişlerinin devam edeceğini ilan ederek, geleceğe umutla bakıyorlardı. Bu hareket, adalet, özgürlük ve emek hakları mücadelesinin güçlü bir örneği olarak tarihe geçti.