Ağrı’nın Hamur ilçesi, tarım zenginliğinin ve geleneksel el sanatlarının buluşma noktası haline geliyor. Özellikle ata tohumlarıyla yetiştirilen lahanalar, kadın kooperatifinin imalat gücüyle benzersiz bir turşu ürününe dönüştürülüyor. Bu dönüşüm, sadece ekonomik bir fırsat yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda yörenin doğal aromasını ve kültürel mirasını da koruyor.

Kooperatifin merkezinde, tarladan toplanan taze lahanalar, ustalıkla temizlenip doğranarak turşu yapımına hazırlanıyor. İşlem, geleneksel yöntemlerle, yörenin en kaliteli malzemeleriyle gerçekleştiriliyor. Havuç, domates, soğan gibi eksebzeler de bu lezzetli karışımın içerisine eklenerek, sirke ve kaya tuzuyla birleşiyor. Sonuç, yaklaşık bir ay bekletildikten sonra tüketilebilecek, doğal ve aromatik bir turşu oluyor.

Bu özel turşunun başarısının sırrı, lahanaların ata tohumlarıyla yetiştirilmesi. Kaymakam Erkan Minuz, bu yöntemin lahanaların sertliğini ve lezzetini korumasında önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Kooperatifin kadınları, bu doğal lezzeti hem yöre halkının sofralarına taşıyor hem de artan talebi karşılamak için sürekli olarak üretim yapıyor. Zeynep Karaaslan, turşunun sağlığa iyi geldiğine inandıklarını ve özellikle hastalıklara karşı koruyucu olduğunu belirtiyor. Farklı çeşitlerdeki turşular, yöresel lezzetlerin zenginliğini yansıtıyor.

Hamur’un ata tohumu turşuları, sadece Ağrı ve çevresindeki bölgelerde değil, tüm Türkiye’de adını duyuruyor. Yöresel ürünler pazarlarında, doğal ürün zincirlerinde ve hatta online platformlarda yer bulan bu lezzet, geleneksel yöntemlerle üretilen, katkısız ve sağlıklı bir alternatif arayan tüketicilerin ilgisini çekiyor. Bu da Hamur kadın kooperatifinin, bölgenin tarımsal potansiyelini en üst düzeye çıkararak sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmaya katkı sağlamasına yardımcı oluyor.