Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’de alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin, özellikle arabuluculuk sisteminin, yargı sistemine getirdiği dönüşüme dair çarpıcı verileri kamuoyuyla paylaştı. Bu yöntemlerin, vatandaşların adalete erişimini hızlandırırken, mahkemelerin iş yükünü önemli ölçüde hafiflettiği vurgulandı. Bakan Gürlek, arabuluculuğun sadece bir araç olmadığını, adil ve sürdürülebilir çözümler sunarak toplumsal uyumu güçlendiren bir strateji olduğunu belirtti.

2025 yılına ait veriler, arabuluculuğun uyuşmazlıkların çözümünde ne kadar etkili olduğunu gözler önüne serdi. Bu yıl içerisinde arabuluculuk sürecinden geçerek uyuşmazlıklarının çözüme kavuştuğu 54 vakada, anlaşma sağlanması oranı %54 olarak gerçekleşti. Bu, vatandaşların sorunlarını daha hızlı ve verimli bir şekilde çözmelerine olanak tanırken, yargı sisteminin iş yükünü de önemli ölçüde azalttı. Bu başarı, arabuluculuk sisteminin Türkiye’de adil ve etkili bir çözüm yöntemi olarak kabul edildiğinin bir göstergesi.

Mahkemelerin üzerindeki yükün azalması da arabuluculuğun etkisini açıkça ortaya koyuyor. Hukuk, iş, tüketici ve asliye ticaret mahkemelerinde yapılan analizler, arabuluculuğun mahkemelere olan talebi azaltarak, mahkemelerin daha karmaşık ve önemli davalara odaklanmasını sağladığını gösteriyor. Hukuk mahkemelerinde %25,4, iş mahkemelerinde %77,5, tüketici mahkemelerinde %46,1 ve asliye ticaret mahkemelerinde %32,9 oranında düşüş yaşanırken, bu durum mahkemelerin işleyişini önemli ölçüde kolaylaştırdı.

Bakan Gürlek, bu sonuçların, Türkiye’nin adalet anlayışında önemli bir değişime işaret ettiğini vurgulayarak, alternatif çözüm yöntemlerinin kapsamını genişletmeye ve arabuluculuğun yaygınlaşmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini açıkladı. Amaç, vatandaşlara daha hızlı, daha etkili ve daha uygun maliyetli bir adalet hizmeti sunarak, adaletin erişilebilirliğinin artırılmasıdır. Bu sayede, vatandaşlar, yargı süreçlerine uzun süre maruz kalmadan, sorunlarını çözebilecekleri bir ortamın yaratılması hedeflenmektedir.