Türkiye, deprem hassasiyetini göz önünde bulundurarak, kentsel altyapısında köklü değişikliklere imza attı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu çabaların somut sonuçlarını duyurarak, ülke genelinde 2 milyon 378 bin yapının yeniden şekillenmesinin tamamlandığını müjdeledi. Bu devasa operasyon, sadece yapısal bir dönüşümle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda şehirlerin geleceği için güvenli ve yaşanabilir bir ortamın inşasına katkı sağlıyor. Bakan Kurum, ‘Darbe beklemez, dönüşüm de beklememeli’ sloganıyla, bu projelerin aciliyetini vurguladı ve vatandaşları dönüşüm sürecine aktif olarak katılmaya davet etti.
Bakanlığın verilerine göre, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, 2012 yılından itibaren 2 milyon 761 bin yapıya dönüşüm kapsamı dahil edilmiştir. Bu kapsamda, 2 milyon 378 bin yapı başarıyla değiştirilmişken, 383 bin yapı hala dönüşüm sürecinin son aşamalarında bulunmaktadır. Bu rakamlar, Türkiye’nin depreme karşı dayanıklılığını artırma konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İstanbul’daki kentsel dönüşüm projeleri ise bu başarının en çarpıcı örneklerini sunuyor.
İstanbul’da 1 milyon 298 bin bağımsız birim, kentsel dönüşümün odak noktası haline gelmişken, 1 milyon 7 bin bağımsız birimin dönüşümü tamamlanmıştır. 291 bin birim ise halen dönüşüm çalışmalarına devam etmektedir. Bu süreçte, ‘Yarısı Bizden Kampanyası’ gibi destekleyici programlar devreye girerek, dönüşüm hızını daha da artırmıştır. Bu kampanya sayesinde 544 bin 564 bağımsız birim dönüşüm kapsamına alınmış ve 117 bin 914 birimin dönüşümü tamamlanmıştır. Bu, hem bireysel hem de toplumsal güvenliğin sağlanması adına önemli bir adım teşkil etmektedir.
Bu dönüşüm operasyonu, sadece yapısal bir değişim değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler inşa etme vizyonunun da somutlaşmasıdır. Türkiye’nin geleceği için atılan bu adımların, deprem riskine karşı daha dirençli, modern ve çevre dostu şehirler yaratılmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Bakan Kurum, dönüşüm sürecinin tüm hızıyla devam ettiğini ve vatandaşların bu projelerde aktif rol alarak, Türkiye’nin geleceğine yön verme fırsatının bulunduğunu vurguladı.