ABD’nin finans dünyasında ve siyasi arenasında yankı uyandıran bir gelişme yaşanıyor. Türk yatırımcı Turhan Mildon’un, New York’taki görkemli bir düğünle başlayan karmaşık hayat hikayesi, ABD yaptırımlarının hedefi olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Bu sıra dışı evlilik, Mildon’un geçmişindeki ilişkileri ve ABD’nin ona karşı tutumunu daha da karmaşık hale getiriyor.
Waldorf Astoria’daki ihtişamlı tören, Mildon’un hem siyasi çevrelerde hem de üst düzey yetkililer arasında geniş bir ağı olduğunu gözler önüne serdi. Trump’ın eski avukatı Alina Habba ile yapayacağı evlilik, Mildon’un küresel etkileşimlerinin zirvesine işaret ediyordu. Düğüne katılan isimler arasında FBI Direktörü Kash Patel ve ABD Başsavcısı Todd Blanche gibi önemli figürler yer alırken, Mildon’un Venezuela ile olan ilişkisi, bu karmaşık yapının merkezinde yer alıyordu. Özellikle Nicolas Maduro’ya yakınlığı, Mildon’un ABD’nin yaptırım listesine girebileceği endişesini artırıyordu.
Mildon’un geçmişi, Çanakkale’de başlayan ve oto tamiri ile benzin istasyonları işletmeciliğiyle başlayan bir dizi uluslararası projeyle şekillenmiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresinde tanınan bu isim, 2021’de yaptığı evlilikle birlikte Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Venezuela gibi ülkelerde üst düzey projeler üstlenerek dikkatleri üzerine çekti. Kongo’da Félix Tshisekedi’nin danışmanı olarak diplomatik pasaport edinmesi, Mildon’un uluslararası arenadaki etkisini artırmıştı. Ancak bu dönemde, ABD’nin Mildon’a karşı yaklaşımları daha da sertleşmiş ve “Kongo yetkilisi” olarak kendisini tanıtmaya çalışan Mildon, ABD yaptırımının potansiyel bir hedefi olarak görülüyordu.
Son olarak Venezuela’ya yerleşerek Alex Saab ile yakın ilişkiler kuran ve karides ihracatında yer alan Mildon, Venezuela hükümeti tarafından “muhalefeti finanse ettiği” iddiasıyla ele geçirilerek çimento fabrikası işletme hakkını elde etti. Bu durum, ABD’nin Mildon’a olan endişesini daha da pekiştirmiş ve onun, ABD yaptırımlarının hedefi olduğu yönündeki iddiaları güçlendirmişti. Mildon’un sözcüleri, bu iddiaları reddetse de, bölgesel iş insanları devlet varlıklarının ihalesiz dağıtıldığını öne sürerek tartışmayı daha da karmaşık hale getiriyordu. Mildon’un Alina Habba ile tanışması ve ABD’ye dönüşü ise, bu karmaşık ağın yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Mildon’un geleceği ve ABD ile olan ilişkileri, bu karmaşık ağın nasıl şekilleneceği ve ABD yaptırımlarının Mildon üzerindeki etkileri ile şekillenecek.