Türkiye'nin stratejik öneme sahip demiryolu ağında güvenlik standartları bir kez daha pekiştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 13 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği, tehlikeli madde taşımacılığı ile ilgili idari para cezalarını önemli ölçüde yükseltiyor. Bu revizyon, özellikle Türk Boğazlar bölgesindeki hassas geçitlerin korunmasına odaklanarak, riskli operasyonların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Yeni düzenlemeye göre, tehlikeli yüklerin taşınmasından sorumlu işletmeler, belge, güvenlik ve güzergâh gibi konularda daha katı kurallara uymak zorunda. Düzenlemenin en dikkat çekici yönü ise, Boğazlar bölgesindeki asma köprü ve tüp geçitlerden tehlikeli madde taşıyan tren ve vagonların geçirilmesi durumunda uygulanacak ağır yaptırımlar. Mevcut yönetmeliğin 22'nci maddesinin yedinci fıkrası, bu tür geçişlere kesinlikle izin vermiyor ve bu yasağın ihlali, ciddi mali sonuçlar doğuruyor.
Bu yasağa aykırı davranan gönderene ve taşımacıya uygulanacak idari para cezası, 4 milyon 263 bin 586 TL olarak yeniden belirlenmiş durumda. Ancak bu düzenleme, mevcut yasağın ihlalini cezalandırmakla kalmıyor, aynı zamanda işletmelerin diğer yükümlülüklerine de dair farklı ceza tutarları da tanımlıyor. Örneğin, gerekli faaliyet belgesini almadan faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilere 17 bin 932 TL idari para cezası uygulanacak. Yük taşıma birimlerinin test, muayene veya sertifikalandırılmaması durumunda ise her bir birimi için gönderene, doldurana ve taşımacıya 85 bin 437 TL ceza öngörülüyor. Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı istihdam etmeyen işletmelere ise 170 bin 903 TL ceza uygulanacak.
Düzenlemenin en dikkat çekici unsurlarından biri, gerekli taşıma izninin bulunmaması durumunda uygulanacak tedbir. Yönetmeliğin 8'inci maddesinin birinci fıkrasındaki izin yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle 85 bin 437 TL ceza verilmesi halinde, söz konusu ihlal giderilinceye kadar vagon veya tren güvenli bir alanda bekletilecek. Bu süre boyunca seferin devamına izin verilmeyecek. Bu yaklaşım, sadece para cezası uygulayarak değil, aynı zamanda operasyonel bir aksaklık da yaratarak, uyumun sağlanmasına katkıda bulunuyor. Ayrıca, denetim yetkileri de güncellenerek, Bakanlık personelinin yanı sıra yetkilendirilmiş kamu kurum ve kuruluşlarının da ilgili mevzuat kapsamında denetim yapabilmesi sağlandı. Bu durum, denetimlerin daha geniş bir yelpazede yapılmasına ve güvenliğin artırılmasına olanak tanıyor.