Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik manzaranın karmaşıklığına paralel olarak Türkiye’nin 2026 yılı büyüme beklentisini bir kez daha revize etti. Yılın başından itibaren üçüncü güncelleme, ekonomideki yavaşlamanın hızlanması ve küresel ekonomik göstergelerdeki değişimlerin etkilerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Mevcut tahminlerde, enflasyonist baskılar, iş gücü piyasalarındaki dalgalanmalar ve dış ticaretteki belirsizlikler gibi faktörler önemli rol oynuyor.
Yeni rapor, Türkiye’nin 2026 yılına ait büyüme hedefini yüzde 2,7 olarak belirledi. Bu revizyon, IMF’nin Temmuz ayında belirlemiş olan yüzde 2,9’luk tahminden 0,2 puanlık bir düşüşü temsil ediyor. Bu durum, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelinin yeniden değerlendirildiğini ve küresel ekonomik koşulların etkilerinin göz ardı edilemediğini gösteriyor. Geçen yılın performansı, yüzde 3,7’lik büyüme hedefine ulaşamamış olsa da, IMF’nin bu yılki tahmininin gerçekleşmesi durumunda büyüme oranının 1 puanlık bir gerileme göstereceği öngörüsü dikkat çekici.
IMF’nin bu revizyonu, yalnızca büyüme beklentisinin düşüşünü değil, aynı zamanda geleceğe yönelik ekonomik projeksiyonları da etkiliyor. 2027 yılı için yüzde 3,6’lık bir büyüme oranı öngörülürken, bu hedefin 2026’daki tahminin 0,9 puan üzerinde olduğu belirtiliyor. Bu durum, ekonomik aktivitenin önümüzdeki yıl toparlanma potansiyeline sahip olabileceği yönünde bir umut ışığı yaratıyor. Ancak bu iyimserlik, IMF’nin büyüme hedeflerinin, 2025 yılında beklenen yüzde 4,2’lik seviyeden önemli ölçüde daha düşük olacağı gerçeğiyle dengeleniyor.
IMF’nin Türkiye’ye ilişkin öngörüleri, enflasyon ve işsizlik gibi diğer ekonomik göstergelerle de bağlantılı. Enflasyon için 2026 yılı ortalama yüzde 31,2 ve 2027 yılı için yüzde 26,5 gibi projeksiyonlar sunulurken, 2025 yılı için yüzde 34,9’luk bir ortalama enflasyon beklentisi yer alıyor. İşsizlik oranları ise 2026 ve 2027 yıllarında sırasıyla yüzde 8,2 ve yüzde 8,3 seviyesinde tahmin ediliyor. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin büyüme hedeflerine ulaşırken karşılaştığı zorlukların yanı sıra, iş gücü piyasalarındaki dinamiklerin de önemli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, IMF’nin cari işlemler açığı projeksiyonları da dikkat çekici; 2026’da milli gelirin yüzde 2,9’una ve 2027’de yüzde 2,4’üne ulaşması bekleniyor.