AKP’nin iç dinamiklerinde bir değişim rüzgarı esiyor gibi görünmektedir. İstanbul 2 No’lu Baro seçimiyle tetiklenen tartışmalar, parti içindeki güçlü bir tepki dalgasına dönüşmüş; bu durum, partinin tabanının uzun süredir bastırmaya çalıştığı bazı duyguların yüzeye çıkmasına neden oluyor. Eski milletvekili Şamil Tayyar’ın bu gelişen atmosferi değerlendirmesi, partinin geleceği için önemli ipuçları sunuyor.

Tayyar’ın ifadesiyle, AK Parti tabanında ‘itiraz kültürü’ olarak adlandırılan bir durumun hakim olduğu gözlemleniyor. Bu, partililerin, Cumhurbaşkanlığı’na duydukları sevgi ve saygının, artan keyfiyet iddiaları ve kurumsal yetersizlikler karşısında bir ‘açığa çıkış’ olarak algıladığını gösteriyor. Özellikle, geçmişte yaşanan ekonomik zorluklarda, partinin kendisini savunmasındaki tutumun, tabanda derin bir öfkeye dönüşmesi dikkat çekici bir durum.

Bu öfke, baro seçimlerinde de kendini gösteriyor. Seçim sonuçlarının ‘keyfiyete’ dayalı olduğu yönündeki itirazlar, tabanda bir memnuniyetsizliğin yoğunlaştığının kanıtı olarak değerlendiriliyor. Tayyar, bu durumun, partinin ‘çelik çekirdeğinin’, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde partiye ‘yeni bir yazılım’ yüklemeye çalıştığını vurguluyor. Bu, partinin, geçmişteki hatalarından ders çıkararak, daha katılımcı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışına geçiş yapma çabası olarak yorumlanabilir.