Fener Patriği Bartholomeos’nun Bulgaristan’a yapacağı ziyaret, yalnızca 1150. ve 1080. yıldönümlerinde Bulgaristan’ın koruyucu azizi İvan Rilski’nin anısına düzenlenecek törenlere katılımıyla sınırlı kalmıyor. Bu ziyaret, Balkanlar’daki karmaşık siyasi manzarayı ve Ortodoks kiliselerindeki derin bölünmeleri de gözler önüne seriyor. Ziyaretin ardından patlak veren binlerce kişinin protestoları, bu durumun sadece dini bir mesele olmadığını, aynı zamanda uluslararası güç mücadelesinin bir parçası olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bu durum, son yıllarda Fener Patriği’nin Türkiye’ye yönelik eleştirileri ve uluslararası platformlarda devlet başkanı gibi bir duruş sergilemesiyle daha da belirginleşiyor. ‘Ekümenik Konstantinopolis Patriği’ unvanını kullanması, bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Ancak bu durumun altında yatan gerçek, Rusya ile Batı arasındaki Doğu Avrupa’daki rekabetin ve bu rekabetin Ortodoks mezhepleri üzerindeki etkilerinin olduğunu gösteriyor. ABD ve İngiltere gibi aktörler, Doğu Avrupa’daki Ortodoks topluluklarını etkilemek için Fener Patrikhanesi’ni bir araç olarak kullanıyor. Bu durum, Fener Patriği’nin de Lozan Antlaşması’nda kendisine tanınan sınırın ötesine geçme çabalarına Batı’dan destek almasını beraberinde getiriyor.
Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkan “Rusya Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi” adlı eser, bu konuyu derinlemesine inceleyerek Fener Patrikhanesi’nin jeopolitik önemini ve Türkiye’nin bu konuda nasıl bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Bu eser, din ve siyaset arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynak niteliğinde. Fener Patrikhanesi’nin Bulgaristan’daki ziyaretinin resmi nedeni, Bulgaristan’ın koruyucu azizi İvan Rilski’nin doğumunun 1150 ve 1080. yıldönümlerini kutlamak olsa da, bu ziyaretin ardında yatan gerçek, kilise içindeki farklı mezhepler arasındaki rekabeti ve Fener’in Rusya ve Batı’daki konumunu yeniden şekillendirme çabası bulunuyor.