Türkiye’nin turizm sahnesinde, dijital platformların yükselişi, geleneksel acentalar için yeni bir meydan okuması yaratıyor. TBMM’de geçen ay kabul edilen, yabancı dijital konaklama platformlarının faaliyetlerini düzenleyen yasa teklifi, sektörde geniş yankı uyandırdı. Bu düzenleme, özellikle acentaların ‘kapitülasyon’ olarak tanımladığı bir durumla karşı karşıya kalma endişesini artırıyor. Bu durum, rekabet koşullarında ciddi bir denge bozulmasına ve sektörün geleceği için belirsizliklere yol açma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, sektör temsilcileri düzenleme hakkında yoğun eleştirilerde bulundu. TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, düzenlemenin, vergi kaybına yol açabileceğini ve iç turizm dinamiklerini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Günaydın, mevcut vergi oranlarıyla (yüzde 25) karşılaştırıldığında, yabancı platformların daha düşük vergi oranlarıyla faaliyet göstermesinin, rekabet avantajı yaratması ve kamu geliri için ciddi bir boşluk oluşturması ihtimalini dile getirdi. Bu durum, sektördeki mevcut rekabet ortamını tamamen değiştirecek ve acentaların faaliyetlerini sürdürme kapasitesini tehdit edecektir.
Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, küçük ve orta ölçekli şirketlerin gelir ve istihdam kayıpları nedeniyle kapanma riskine karşı uyarıda bulundu. Vardar, turizm bakanına, yabancı platformlara da aynı vergi ve paket tur yükümlülüklerinin uygulanmasını talep etti. Ayrıca, acentaların rekabet gücünü koruması için benzer vergi oranlarının uygulanması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, acentaların rekabet koşullarında eşit bir mücadele imkanı bulmasını sağlayarak, sektördeki dengenin korunmasına katkıda bulunacaktır.
Setur Ürün Yönetimi Direktörü Serhat Günay, büyük dijital platformların otellere fiyat ve komisyon konusunda baskı yapabilecek güce ulaşabileceğini belirterek, veri işleme ve aktarımında eşit denetimin sağlanması çağrısında bulundu. Enuygun.com Genel Müdür Yardımcısı Orkun Özkan ise yabancı platformların düşük sermaye ile faaliyete geçebilme avantajına sahip olduğunu, Türk şirketlerinin yurtdışında lisans engelleriyle karşılaştığını ifade etti. Bu durum, acentaların rekabet gücünü daha da azaltacak ve sektördeki dengesizlikleri artıracaktır. Bu nedenle, düzenlemenin, sektörün uzun vadeli çıkarlarını gözeterek, acentaların rekabet kapasitesini koruyacak şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.