Türk Dünyası Sigorta Birliği’nin (TDSB) Gaziantep’te gerçekleştirilen 2. Genel Kurulu, sigorta sektörü açısından kritik bir dönüm noktasını işaret etti. Üye ülkelerin liderlerinin katılımıyla gerçekleşen bu buluşma, sadece mevcut iş modellerini değerlendirmekle kalmayıp, geleceğe yönelik stratejik ortaklıkların önünü açmayı amaçladı. Özellikle reasürans, ortak risk havuzları ve üçüncü ülkelerde işbirliği gibi konular, katılımcılar tarafından öncelikli olarak ele alındı.
Toplantıda konuşan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, günümüz sigorta piyasasının hızla değişim içinde olduğunu vurgulayarak, “Türk Dünyası Sigorta Pazarı 2030” hedefleri doğrultusunda, ortak riskleri yönetmek ve kapasiteyi artırmak için işbirliğinin hayati önem taşıdığını belirtti. Yaşar, ‘sigorta koridoru’ gibi yeni kavramların ortaya çıkışını ve bu koridorların, üyelerin ortak dayanıklılık hedefine ulaşmasında nasıl bir rol oynayabileceğini de dile getirdi. Bu yaklaşım, sigorta sektörünün gelecekteki zorluklara karşı daha dirençli olmasını sağlayacak bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Kırgızistan Sigortacılar Birliği Başkanı Ulan Baktıgulov, stratejik planlama ve ortak yol haritasının hazırlanmasının aciliyeti üzerinde durarak, bir sonraki genel kurul öncesinde somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Özbekistan Profesyonel Sigorta Piyasası Katılımcıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rustam Azimov ise, beş ülke arasındaki toplam prim üretiminin 33 milyar doları aştığını hatırlatarak, “Riskleri üstlenmek için bir konsorsiyum kurmalıyız” çağrısında bulundu. Bu konsorsiyumun, reasürans alanındaki işbirliğini güçlendireceği ve üçüncü pazarlarda ortak hareket etme imkanı sunacağı belirtildi. Azerbaycan Sigortacılar Birliği İcra Direktörü Abas Miskerli de parametrik sigortalara geçiş sürecini ve yasaların yakınlaştırılmasının önemini vurgulayarak, sektörün daha dinamik ve esnek hale gelmesine katkı sağlayacağını savundu.