YENİ Parti’nin Politika Meclisi üyesi Namık Tan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın İstanbul’da gerçekleştirdiği dışişleri bakanlarılağı görüşmelerine yönelik keskin bir eleştiri sergiledi. Tan, bu durumun, Türkiye’nin diplomasi alanındaki konumu ve büyükelçilik görevlerinin doğru bir şekilde yerine getirilmesi konusundaki endişelerini dile getirdi. Büyükelçinin İstanbul’da faaliyet göstermesi ve dışişleri bakanlarıyla görüşmelerini Haliç’teki tersane turistik tesislerinde yapması, Tan’ın eleştirilerinin merkezine yerleşti.

Tan, bu durumun, tarihimizde nadiren karşılaştığımız bir diplomatik paradoksu temsil ettiğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, ülkesiyle yakın ilişkiler içinde olduğu birçok ülkeye, diplomasinin inceliklerini bilmeyen, keyfi kararlar alan kişilerle büyükelçi olarak görevlendirme yaptığına dikkat çekti. Mike Huckabee gibi isimlerin Tel Aviv’de ‘İsrail’in Ortadoğu’daki işgal hakkını’ savunması, Kimberly Guilfoyle’un Atina’da Yunan işadamlarının finansmanı ile gerçekleştirdiği lüks seyahatler, Tan’ın eleştirilerini somut örneklerle destekledi. Özellikle Ankara’ya atanan Barrack’ın, Ankara’da yaşamaya tenezzül etmemesi ve İstanbul’da faaliyet göstermesi, Tan’ın tepkisini daha da körükledi.

Tan, Barrack’ın temaslarının, Haliç’teki Tersane’de Fettah Tamince’nin kabulüne ve ardından Suriye ve Irak Dışişleri Bakanları Esat Hasan Şeybani ve Fuat Hüseyin’in aynı yerde kabul edilmesine kadar uzadığını hatırlatarak, bu durumun, Türkiye’nin dış politikası ve büyükelçilik görevleri konusunda ciddi soruları beraberinde getirdiğini savundu. Komşu ülkelerin dışişleri bakanlarının, Türkiye’nin dışişleri bakanına bir ziyaret yapmamış olmaları, hükümete yönelik eleştirinin ağırlığını artırdı. Tan, “Bu şartlar altında hükümete soruyoruz: Türkiye’nin başkentinde yaşamayan, büyükelçilik sorumluluklarına odaklanmak yerine Trump’ın Ortadoğu’da başka ülkelerle ilişkilerini organize etmeye öncelik veren, keyfine göre Türkiye’ye ideal rejim beğenen, şimdi de bizim toprağımızda başka ülkelerin dışişleri bakanlarını ağırlamakta sakınca görmeyen bu şahsı Dışişleri Bakanlığı’na çağırıp izahat isteyecek misiniz?” şeklinde keskin bir soru sordu.

Tan’ın bu soruları, Türkiye’nin dış politikası ve büyükelçilik görevleri konusundaki kamuoyundaki tartışmaları daha da alevlendirdi. Hükümetin, Barrack’ın İstanbul’da faaliyet göstermesi ve dışişleri bakanlarılağı görüşmelerini yapması konusundaki gerekçesini açıklığa kavuşturması gerektiği vurgulandı. Eğer bu tür bir diplomatik yaklaşım sürdürülecekse, ABD yönetiminden neden bu kadar çekindiği ve Trump ile nasıl bir bağımlılık ilişkisi içinde olduğu soruları cevaplanmalıydı. Tan, hükümete, bu konudaki şeffaflığı artırması ve kamuoyunu bilgilendirmesi çağrısında bulundu.”}Sürgünler.com'da sizlere en güncel haberleri sunuyoruz!**