Kadıköy Rıhtımı’nın kıyı şeridini değiştirecek ve bölgedeki estetik dengeleri sarsacak ‘Rıhtım Ulu Camii’ projesi, bu defa da yargı süreçlerine girdi. İlk başvurusundan itibaren eleştirilere maruz kalan külliye projesi, sadece dini mekan olarak değil, aynı zamanda sosyal ve ulaşım amaçlı alanları da barındıracak şekilde tasarlandı. Ancak bu yenilenen plan, bölgeye getirilebilecek olası sorunlar nedeniyle bir kez daha itişmeli bir tepkiye sahne oldu.
İstanbul 5. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 6 Mayıs’ta aldığı onay, TMMOB Mimarlar Odası’nın açtığı hukuki mücadele sonrasında tekrar askıya alındı. Mimarlar Odası’nın dilekçesinde, projenin hayata geçirilmesinin, çevredeki tescilli yapılar ve doğal ağaçlar üzerinde ciddi tahribata yol açacağı vurgulandı. Özellikle, projenin Marmara ve Adalar Çevre Koruma Bölgesi’nin hassas ekosistemine etkisi, büyük bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Bilirkişi raporları, projenin ölçeği ve yüksekliği konusunda ciddi uyarılar içeriyor. Rapor, cami yapısının, Haydarpaşa Garı’nın boyutlarından daha üstün bir yapı oluşturacağını belirterek, bu durumun bölgedeki silüet üzerinde yaratacağı etkiyi ve koruma mevzuatına uygun olmadığına dair endişeleri gözler önüne seriyor. Yapının cephe, kütle, konum ve ağaçlar gibi unsurlardaki uyumsuzlukları da dikkat çekici bir şekilde vurgulanıyor.
Bu durum, Kadıköy’deki yerel halkın ve çevreci grupların uzun süredir dile getirdiği endişelerin bir kez daha doğrulanmasına neden oluyor. Projenin, bölgedeki tarihi ve kültürel mirası koruma ilkesiyle bağdaşmadığı, sürdürülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu ve şehrin estetik değerlerini zedeleyeceği yönündeki iddialar, bu yeni gelişmeyle birlikte daha da güçleniyor. Tartışmalı projenin geleceği, hukuki süreçlerin sonuçlanması ve kamuoyu baskısının ne kadar etkili olacağıyla şekillenecek.