İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Kanada'nın arşivlerinde uzun yıllardır saklanan, 1986'da oluşturulan Deschênes Komisyonu'nun hazırladığı 618 sayfalık rapor, son mahkeme kararıyla kamuoyuna sunuldu. Bu rapor, ABD istihbaratının Soğuk Savaş döneminde gerçekleştirdiği, Nazi geçmişi veya savaş suçlarıyla bağlantılı olduğu şüphesi olan kişileri Kanada'ya yerleştirme operasyonuna dair çarpıcı detaylar ortaya koyuyor. Bu operasyonun ortaya çıkışı, uluslararası ilişkilerde ve istihbarat tarihine dair önemli soruları beraberinde getiriyor.
Raporun açıklaması, ABD'nin, Soğuk Savaş yıllarında, kendi bünyesinde bulunan eski ajanları ve farklı ülkelerden kaçan bireyleri, güvenlik gerekçeleriyle Kanada gibi ülkelerde yeniden yerleştirmesi için gizli bir operasyon yürüttüğünü gösteriyor. Bu operasyon, ABD ordusunun Avrupa'daki Araştırma ve Yeniden Yerleştirme Birimi aracılığıyla yürütülmüş, CIA ve diğer Amerikan istihbarat servislerinin faaliyetlerine örtülü destek sağlamıştı. Rapor, bu programın, Kanada'ya gönderilen kişilerin arasında, suç geçmişi olan veya Nazi işbirlikçiliği şüphesi taşıyan isimlerin de yer aldığını ortaya koyuyor.
Belgelerde, ABD istihbarat yetkililerinin Kanada makamlarına, yaklaşık 35 ila 40 kişilik bir liste verdiği ve bu kişilerin Kanada'ya girişine izin verilmemesi gerektiği sonucuna ulaşan Kanada Kraliyet Atlı Polisi (RCMP) ile yer almış. Amerikan istihbarat görevlileri, bu kişilere sahte belgeler temin edebilecek pozisyonda bulunmuş ve Kanada vize yetkililerine, bu kişilerin güvenlik açısından herhangi bir olumsuzluğu olmadığını güvence altına almışlar. Bu durum, Kanada'nın istihbarat operasyonlarına karşı ne kadar açık olduğu ve ABD'nin bu operasyonları nasıl gizlediği konusunda önemli sorulara yol açıyor.
Bu gizli operasyonun ortaya çıkışı, Kanada hükümetinin Yahudi hakları kuruluşu B'nai Brith Canada'nın başvurusu üzerine mahkeme tarafından raporun gizliliklerinin büyük ölçüde kaldırılmasına hükmetmesiyle mümkün olmuş. Bu karar, uzun yıllardır saklanan bilgilerin kamuoyuna ulaşmasını sağlamış ve ABD istihbaratının Soğuk Savaş dönemindeki faaliyetlerine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Bu rapor, uluslararası ilişkilerde güvenin, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha vurguluyor.