Çin'in kuzeydoğusundaki Da Xing'anling Dağları'nda, iklim değişikliğinin ve insan faaliyetlerinin etkisiyle uzun yıllardır donmuş halde bulunan toprak tabakası, beklenmedik bir şekilde kararlılığını yitirmeye başladı. Bu durum, bölgedeki ulaşım ağlarını, özellikle kara ve demir yollarını, ciddi risk altında bırakıyor. Yıllardır güvenli bir şekilde hizmet veren ulaşım hatlarında ortaya çıkan ani çökmeler, çatlaklar ve yüzey bozulmaları, altyapı mühendisleri için yeni bir uyarı sinyali oluşturuyor.

Engineering Geology dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, G301, G10, G111, G331 ve G332 kara yollarının, Yalin ve Nenlin orman demir yollarının ve hatta Çin-Rusya petrol boru hattının geçtiği güzergahları detaylı bir şekilde inceledi. Araştırmacılar, 85 farklı noktada donmuş toprağın çözülmesine bağlı çökme, 49 noktada uzunlamasına çatlak ve 156 kesimde dalgalı zemin bozulması gibi önemli veriler topladı. Bu analiz sonucunda, toplamda 290 adet riskli alan tespit edildi. Bu alanlar, genellikle 400 ila 600 metre rakımlı bölgelerde yoğunlaşmıştır.

Yapılan sıcaklık ölçümleri, ilginç bir bulgu ortaya koydu. Yol kaplamalarının altında, asfaltın altındaki sıcaklık 5,1 derece, beton yüzeylerin altındaki sıcaklık ise 4,3 derece olarak kaydedildi. Deneysel beton tuğla kaplamanın altındaki sıcaklık ise 2,5 derece olarak ölçüldü. Bu farklılıklar, güneş ışığının yol yüzeylerinden emilmesi ve biriken suyun donmuş toprak üzerindeki etkilerinin, çözülme sürecini hızlandırdığını gösteriyor. Ayrıca, Çin-Rusya petrol boru hatlarının çevresindeki ısıl etki, bu tehlikeli durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Boru hattının etrafındaki bölgede zeminin sıcaklığı 16 metreye kadar uzanırken, diğer ulaşım yapılarında bu mesafe yaklaşık 10 metreye düşüyor.

Araştırmacılar, gelecekteki sıcaklık artışlarının bu riskleri daha da büyüttüğünü ve bölgedeki ulaşım ağlarında ciddi hasarlara yol açabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, düzenli izleme programlarının uygulanması, yeni altyapı projelerinde donmuş zemin özelliklerinin dikkate alınması ve riskli güzergahların sürekli olarak kontrol edilmesi öneriliyor. Bu durum, sadece Çin'deki ulaşım altyapısı için değil, benzer iklim koşullarına sahip diğer bölgelerdeki benzer projeler için de önemli bir ders niteliğinde.