Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Gıda Forumu’ndaki açılış törenine video konferansla katılarak, gıda güvenliğinin ve sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. İklimsel zorluklar, doğal kaynakların korunması ve gıda üretiminin geleceği konusunda geleceğe yönelik vizyonlarını vurgularken, gıda güvenliğinin sadece bir tedarik meselesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin milli güvenliğinin temel bir unsurunu oluşturduğunu ifade etti. ‘Nimetleri kıymet bilen bir anlayış’ın yeniden tesis edilmesine yönelik stratejik adımların atıldığını belirterek, bu hedefe ulaşmak için kararlı olduğunu vurguladı.

Erdoğan, mevcut küresel gıda manzarasındaki sorunlara da işaret etti. Üretilen 1,5 milyar ton civarında gıdanın kayıp veya israfı nedeniyle hedeflerine ulaşmadığını, bunun da küresel refah ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle, Türkiye’nin önceliğinin gıda kaybı ve israfıyla mücadele olduğunu, bu konuda atılan adımların da önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. ‘Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ kampanyası ve ‘Sıfır Atık Hareketi’ gibi girişimlerin başarıyla sonuçlandığını ve bu alandaki farkındalığın artırıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP31’de Antalya’da düzenlenecek etkinlikler sırasında, gıda güvenliğini ve iklim taahhütlerini bir araya getirecek ‘Turkuaz Bağlantı Girişimi’ ile küresel işbirliğini artırmayı hedeflediğini açıkladı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Orta Asya Alt Bölge Ofisi’ne ev sahipliği yapacak olmanın, bu organizasyonun gelişimine katkı sağlayacağını ve Türkiye’nin bu alandaki rolünü güçlendireceğini de vurguladı. Mehdi Eker’in Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı genel direktörlüğü seçimleri için adaylığını destek çağrısında bulundu.