Türkiye finans piyasalarında son dönemde gözlemlenen yoğun değişimler, dolar/TL kurunun geleceği hakkında önemli ipuçları vermiyor. ING Global’in yaptığı analizler, yatırım fonlarındaki akışların dolarizasyon oranını doğrudan etkilemediğini ortaya koyuyor. Ağustos sonundan 6 Ekim tarihine kadar olan dönemde, işlem durdurulmuş fonlar hariç, Türk lirası cinsinden yatırım fonlarından net çıkışlar 625 milyar TL’yi aşarak piyasalarda bir hareketliliğe neden oldu.

Bu dönemde döviz bazlı fonlardan toplam 2,2 milyar dolarlık bir çıkış gerçekleşti. Ancak, aynı zamanda Türk lirası mevduatlarının ve repo bakiyelerinin artışıyla dolarizasyonun etkisinin sınırlı kaldığı vurgulandı. Eylül ayında tüketici enflasyonunun gıda ve ulaşım gibi temel sektörlerdeki olumlu gelişmeler sayesinde piyasa beklentilerinin altında kalması da bu durumu destekledi. Yıllık tüketici enflasyonu, ağustostaki %31,5’lik seviyesinden eylülde %29,7’ye gerilemiş, bu da enflasyon baskısının azaldığını gösteriyordu.

TCMB tarafından yakından takip edilen mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon, ağustostaki %2,2’lik artıştan eylülde %1,6’ya düşerek son yıllarda kaydedilen en düşük değerlere ulaştı. Bu durum, para politikasında faiz indirimlerine yönelik beklentileri güçlendirdi. ING Global, bu enflasyon verileri ve iç talebin zayıf seyretmesi nedeniyle TCMB'nin ekim ve aralık aylarında 100'er baz puanlık faiz indirimine yöneleceğini öngörüyor.

Kur tahmini konusunda da ING Global, 1 aylık dönemde dolar/TL oranını 49,75, 3 aylık dönemde 51,5, 6 aylık dönemde 54,3 ve 12 aylık dönemde 59,8 olarak öngörüyor. Yatırım fonlarındaki son dönemdeki aksaklıkların ekonomik aktivite üzerindeki olumsuz etkilerini artırabileceği de dikkat çekiliyor. Bu tahminler, piyasalarda belirsizliğin devam ettiğini ve gelecekteki ekonomik gelişmelerin kur üzerinde önemli bir etki yaratabileceğini gösteriyor.