Avrupa Birliği, sınır kontrolü alanındaki yenilikçi Giriş/Çıkış Sistemi (EES) uygulamalarının beklendiği gibi ilerlememesi üzerine üye ülkeleri harekete geçmeye çağırdı. İçişleri ve Göç Politikaları Uzmanı Magnus Brunner, Politico’ya yaptığı açıklamada, sistemin etkin bir şekilde çalışabilmesi için üye ülkelerin üzerlerinde olan sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Brunner, sistemin uygulanması sürecinde üye ülkelerin yeterli hazırlık yapmadığına dikkat çekerek, bu durumun güvenlik açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtti.
Brunner, EES’nin hayata geçirilmesi sürecinde üye ülkelerin zamanında hazırlanması gerektiğini hatırlatarak, bazı ülkelerde yaşanan aksaklıkların, sistemin genel başarısı için bir engel teşkil ettiğini ifade etti. Özellikle Belçika'daki Zaventem Havalimanı'nda yaşanan sorunlar, sistemin diğer bölgelerdeki uygulanmasında da benzer problemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştu. AB Komisyonu, bu sorunları çözmek amacıyla Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (Frontex) üzerinden finansal destek ve teknik yardım sağlamaya devam ediyor. Ancak, Komisyon, sorunların çözümünde üye ülkelerin proaktif bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguluyor.
Sistemin ilk aşamalarında kaydedilen veriler oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Yaklaşık 1500 sınır noktasında 230 milyona yakın giriş ve çıkış işlemi gerçekleştirilmiş, bu da EES'nin küresel ölçekte önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Sistem, yaklaşık 80 bin kişinin ülkeye girişini engelleyerek, güvenlik operasyonlarına önemli katkı sağlamış. Bu engellemelerden 2 bin tanesi, terörizm veya organize suç gibi ciddi suç faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirlenen şahıslar arasından oluşuyor. Brunner, sistemin, güvenlik açısından önemli bir araç olduğunu ve beklendiği gibi çalıştığını vurgulayarak, “Gördüğünüz gibi, gerçekten çalışıyor ve karşılığını veriyor” dedi.
EES'nin, dünyanın en modern sınır yönetimi sistemlerinden biri olarak kabul edildiği ve ABD, Kanada gibi ülkelerin bu sistemi kıskandığı belirtiliyor. Sistem, Schengen bölgesine gelen AB vatandaşı olmayan yolcuların biyometrik verilerini dijital olarak kaydederek, sınır kontrollerinin daha hızlı ve verimli bir şekilde yapılmasını sağlıyor. Ancak, sistemin uygulanmasında yaşanan gecikmeler ve yoğun seyahat dönemlerinde artan bekleme süreleri, sistemin etkinliğine dair tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bu durum, sınır kontrolünde yaşanan aksaklıkların, AB'nin düzenlemelerinden mi, yoksa üye ülkelerin hazırlık ve altyapı eksikliklerinden mi kaynaklandığı sorusunu gündeme getiriyor.