AK Parti’nin geçmiş dönemlerinde önemli görevlerde bulunmuş ve MKYK üyesi olarak partinin yönetiminde yer almış Orhan Miroğlu, son zamanlarda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Miroğlu’nun açıklamaları, partideki mevcut durumla ilgili ciddi endişeleri ve eleştirileri ortaya koyarken, Türkiye’nin geleceği ve AK Parti’nin bu gelecekteki rolü hakkında da önemli soruları beraberinde getirdi.

Miroğlu, iktidarın uyguladığı politikaları ve özellikle ‘fon’ odaklı yaklaşımını sert bir dille eleştirerek, AK Parti’nin itibarının zedelenmeye başladığına dikkat çekti. Sosyal medya platformu X’teki paylaşımlarıyla gazeteci Güler Kömürcü’nün aktardığı bir örneği alıntılayan Miroğlu, partinin kadrosundaki değişimleri ve bu değişimlerin yol açtığı sorunları vurguladı. Partinin, Türkiye’nin önde gelen siyasi gücü olma ve Kürt toplumuna yönelik pozitif bir imaj oluşturma hedeflerinden uzaklaştığını savundu. Partinin geçmişteki kadrolarının tasfiyelerinin, partiye zarar veren çevrelerin iktidara gelmesiyle başladığını öne sürdü.

Miroğlu, mevcut yönetimdeki bazı figürlerin, Cumhurbaşkanına ve devlet kurumlarına yönelik bilgi akışını manipüle etmeye çalıştığını belirterek, “Bu kişiler kör ve sağırdılar, ancak bir araya gelip birbirlerini ağırladılar!” ifadelerini kullandı. İşe alım süreçlerinde yaşanan adaletsizliklere de değinerek, başvuran kişilerin geçmişlerini ve eğitimlerini göz ardı edilerek, kriminal bağlantıları olanlara işe alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu durumun, milletvekili gibi önemli pozisyonlara emek harcamadan terfi edenlerin, kamu görevlerine layık olmadıklarını gösterdiğini savundu.

Sermaye piyasasında yaşanan büyük vurgunlara ilişkin de sert eleştirilerde bulunan Miroğlu, bu durumun sadece AK Parti değil, tüm Türkiye için bir felaket olduğunu ifade etti. “Servetini katlayarak elde etmek için her yolu mubah gören” ve bu serveti kaybettiğinde hiçbir şeyin kalmayacak olan çevrelerin, Türkiye’nin ekonomik geleceğini tehlikeye attığını öne sürdü. Beka sorunu olarak tanımladığı bu ihanetin, Türkiye’nin ulusal güvenlik ve bağımsızlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Bu kötülüğe karşı mücadele, hem AK Parti’nin hem de tüm ülkenin sorumluluğunda olduğunu belirterek, milli ve yerli hedeflere ulaşılması için daha örgütlü ve kollektif bir yaklaşımın gerektiğini vurguladı. Ayrıca, çözüm sürecine ve yeni bir anayasaya olan inancın, bu kararlılıktan beslenmesi gerektiğini savundu. ‘Sözcü’ne yaptığı açıklamada, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu büyük talan ve enkazın, AK Parti için aynı zamanda tarihi bir fırsat olduğunu ifade etti.