Ekonomik temellerin sağlamlığına işaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, güncel ekonomik tabloya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisiyle kıyaslandığında büyüme trendinin sürdüğü vurgusunu yaparak, makroekonomik göstergelerin son derece istikrarlı bir şekilde ilerlediğini belirten Yılmaz, özellikle de bütçe açığının yönetilebilir sınırlar içinde kaldığını ve bankacılık sisteminin uluslararası standartlara uygun bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Bu durum, ekonomik yolculuğa güvenle devam edileceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yılmaz’ın açıklamaları, deprem sonrası yapılan harcamalar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi dış etkenlere rağmen ekonominin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Cari açığın da kontrol altında tutulduğu, sermaye yeterlilik oranlarının ise önemli ölçüde yüksek olduğu belirtildi. Bu durum, finansal piyasalardaki güvenin yeniden tesis edilmesi ve yatırımcıların beklentilerinin artırılmasına katkı sağlıyor. Hükümetin, bu zorlu koşullarda da ekonomik istikrarı koruma konusundaki kararlılığı, piyasalara olumlu bir sinyal veriyor.
Fon soruşturması sürecine ilişkin Yılmaz, adli süreçlerin devam ettiğini ve sorumluların tespit edildiğini vurguladı. SPK tarafından yayımlanan fon rehberi ile birlikte getirilen yeni düzenlemelerin, şeffaflığı artırarak piyasa güvenini güçlendirdiğini, sorunlu yapıların açığa çıkarılmasını ve hızlı bir şekilde tasfiye edilmesini sağladığını belirtti. Bu kapsamda, 7 şirkete ve 131 fona tedbir getirilmiş olup, adli mekanizmaların devreye girmesiyle birlikte ilgili sorumluların hesap verebilirliği sağlanmaya çalışılıyor. Yurt dışı kaçışların engellendiği ve mal varlıklarına tedbirlerin konulduğu vurgulanarak, sürecin adil ve hızlı bir şekilde tamamlanacağı belirtildi.
Hükümetin bu sürece gösterdiği hassasiyet ve hızlı adımları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Fon Koordinasyon Kurulu'nun 4 kez toplantı yaparak önemli prensip kararları almasıyla desteklendi. SPK ve BDDK gibi idari kuruluşlar tarafından alınan kararlar, piyasaları koruma ve güveni sağlama konusunda kritik rol oynamakta. Bu süreçte, yatırımcıların korunması ve finansal sistemin istikrarının korunması öncelikli hedefler olarak kabul edilmektedir.