Sonbaharın yaklaşımıyla birlikte, birçok insanın başını ağrıya sokan mevsimsel baş ağrıları artabilir. Ancak bu baş ağrıları her zaman hava koşullarıyla açıklanamaz. Medical Park Göztepe Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Aslı Ateş, migrenin sadece hava değişimleriyle değil, aynı zamanda yaşam tarzımızdaki değişikliklerle de yakından ilişkili olduğunu vurguluyor. Mevsim geçişlerinin, uyku düzenimizi, beslenme alışkanlıklarımızı ve stres seviyemizi etkileyerek migren ataklarını tetikleyebileceğini belirtiyor.
Migren, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığı karmaşık bir nörolojik durumdur. Ancak, hava koşulları gibi çevresel faktörler, bazı kişilerde bu yatkınlığı ortaya çıkarabilir. Dr. Ateş, ‘Her hastanın kendine özgü atak dinamiklerini ve tetikleyicilerini titizlikle sorgulamak, hastanın da bu sürecin farkında olmasını sağlamak tedavide kritik önem taşır’ diyerek, kişiye özel bir yaklaşımın önemine dikkat çekiyor. Migrenin sadece şiddetli bir baş ağrısı olarak değil, atak öncesindeki belirtilerle de kendini gösterdiğini hatırlamak gerekiyor.
Migren atakları, genellikle ağrı başlamadan saatler hatta bir-iki gün önce ortaya çıkan öncül belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler arasında sık esneme, halsizlik, uyku hali, odaklanma güçlüğü, ani ruh hali değişimleri, boyun sertliği, susama hissi, belirli besinlere aşırı istek ve ışık-hayız hassasiyeti gibi durumlar yer alabilir. Hastaların tetikleyici zannettiği ‘çikolata’ isteği gibi durumlar, aslında migren atağının erken evresine ait bir semptom olabilir. Bu, kişinin atak dinamiklerini anlamasına ve önleyici tedbirler almasına yardımcı olabilir.
Ayrıca, aura dönemi olarak bilinen bazı durumlarda, ağrı öncesinde ışık parlamaları, zikzak hatlar, görme alanı kayıpları, vücutta uyuşma-karıncalanma ya da geçici konuşma bozuklukları görülebilir. Bu nörolojik belirtiler ağrıdan hemen önce ortaya çıkar, 4 ila 60 dakika sürer ve ardından asıl baş ağrısı başlar. Sonbaharla birlikte uyku düzeninin sarsılması, artan stres ve bozulan rutinlerin atak sıklığını artırabileceğini belirten Dr. Ateş, migrenin sadece toplam uyku süresi değil, düzenliliğin de belirleyici olduğunu vurguluyor. Düzensiz saatlerde yatıp kalkmak, yetersiz uyku, öğün atlamak ve stres atak eşiğini belirgin biçimde aşağı çeker. Bu nedenle, migreni yönetmek için uyku düzenine dikkat etmek, stres seviyesini kontrol altında tutmak ve sağlıklı beslenmek hayati önem taşır.