Ege'nin serin suları ve volkanik kaya yatakları arasında, zamanın sessizliğinde saklı kalan bir harika ortaya çıkıyor: Menderes Roma Kaplıcası. 1993 yılında bir mühendis arkadaşımın rehberliğinde keşfedilen bu yer, binlerce yıllık bir tarihe ve benzersiz bir mühendislik anlayışına şahitlik ediyor. Köyün derinliklerinde, kayaların üzerinde akan bir patika yol boyunca ilerlerken, suların şırıldamasının arasında, Roma dönemine ait termal merkezle karşı karşıya bulunduk.

Kaplıca, adından da anlaşılacağı gibi, Roma döneminden kalma, volkanik kayaların oyularak inşa edilmiş tek parça bir yapıdır. İki ana bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde, dikdörtgen planlı yaklaşık 10x15 metre alanda bulunan yapı, şaşırtıcı bir şekilde dairesel bir kaplıca ile birleşiyordu. Tavanda ve duvarlarda görülen keski izleri, Roma döneminde termal tedavi merkezi olarak kullanılan bu yapının, M.Ö. 3. yüzyılda inşa edildiğini kanıtlıyordu. Bu, dönemin mühendislik becerilerinin ve su yönetimi konusundaki hassasiyetinin bir göstergesiydi. Burada, devasa bir kayaya oyulmuş havuzun ihtişamı karşısında büyüleniyordunuz.

İkinci bölümde ise, daha da etkileyici bir manzara vardı: Dev bir kaya havuzu. Bu havuzdan gelen sıcak su, tedavi görenlere şifa dağıtırken, artan sular duvarlardaki kanallar aracılığıyla soğukluk bölümüne yönlendiriliyordu. Soğukluk bölümü de aynı şekilde kayaya oyularak oluşturulmuş, kubbe şeklinde bir üstü ve havalandırma deliği ile donatılmıştı. Kaplıca tesisinin su akışı, kayaya oyulmuş kanallarla Tahtalı Baraj gölüne ulaşıyor, böylece doğal bir döngü oluşturulmuştu. Bu, hem suyun verimli bir şekilde kullanılmasını hem de doğal güzelliğin korunmasını sağlıyordu.

Menderes Roma Kaplıcası'nın keşfi, İzmir Valisi Kutlu Aktaş tarafından fark edildikten sonra büyük bir dönüşüm sürecini başlatmıştı. Kaplıca, devletin gözünden bir çiftçinin kullandığı bir yer olarak çıkarılmış ve “Sit” ilan edilmesi talimatı verilmişti. İzmir Valiliği tarafından yapılan temizleme çalışmaları ve tesis yapım hazırlıklarıyla birlikte, kaplıca yeniden hayat buluyordu. Vali Aktaş'ın