Türkiye adalet sistemi bünyesinde yürütülen ‘Sıfır Kadastro Dosyası’ projesi, uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan toprak hakları konusundaki karmaşaya son verme hedefiyle önemli bir kilometre taşı oluşturdu. Nusaybin’in Duruca Mahallesi’nde 60 yıldır devam eden, 456 kişiyle özdeşleşmiş mülkiyet uyuşmazlığı davası, bugün nihai bir çözümle sonuçlandı. Bu durum, bölge halkı için büyük bir rahatlama sağlarken, benzer sorunlarla mücadele eden diğer vatandaşlara da umut vermektedir.
Adalet Bakanlığı’nın koordinasyonlarıyla hayata geçirilen ‘Sıfır Kadastro Dosyası’ projesi, teknik ve idari destekler sağlayarak, yargı süreçlerinin hızlanmasına ve vatandaşların uzun süren belirsizlikten kurtulmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu proje, sadece Nusaybin’deki davayı değil, Türkiye genelindeki benzer sorunları çözme potansiyeline sahip bir strateji olarak değerlendiriliyor. Projenin başarılı bir şekilde uygulanması, adalet sistemine olan güveni artırırken, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına da önemli bir katkı sunmaktadır.
Nusaybin Kadastro Mahkemesi’nde 5 Ocak 1966’da başlayan ve 60 yıl süren yargılama sürecinde, taraflar arasında 9 Haziran’da 70’inci celsede sonuçlanan karar, dikkat çekici detaylarla doluydu. Bilirkişi raporları ve hisselendirme çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda, mahkeme yeniden keşif yapılmasına gerek görmeden, mevcut kadastro tespitlerinin iptaline karar verdi. Bu karar, bölgedeki toprak haklarının yeniden değerlendirilmesini ve hak sahiplerinin mülkiyet haklarının güvence altına alınmasını sağladı.
Son kararın ardından, Duruca Mahallesi’nde bulunan belirli parsellerle ilgili kadastro tespitleri iptal edildi ve hak sahiplerine belirlenen hisseler oranında tapu tescili gerçekleştirildi. Ayrıca, 197 ve 198 numaralı parseller, Maliye Hazinesi’ne ait olarak tapuya kaydoldu. Kararın itilp edilebilme imkanı ise, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce değerlendirilebilecektir.