Türkiye’nin siyaset sahnesinde uzun zamandır tartışma yaratan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından savrulan ‘128 milyar dolar’ iddiaları, son olarak Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla nihai bir noktaya ulaştı. Muhalefet cephesinden yıllardır yoğun bir şekilde kullanılan bu argüman, yargı mercilerinin verdiği kararlarla bir kez daha temellerinden sarsıldı. Bu süreçte, hukukun üstünlüğünün ve ifade özgürlüğünün sınırlarının nasıl çizilmesi gerektiği tartışma konusu olmuş durumda.
İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilk kararında, CHP’nin kurumsal sosyal medya hesapları üzerinden eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yönelik sistematik bir saldırı gerçekleştirdiği tespit edilmişti. Mahkeme, paylaşımlarda Albayrak’a yönelik açık bir suçlama ve karalama niteliğinde ifadeler kullanıldığını belirterek partiye 40 bin lira manevi tazminat hükmetmişti. Ancak bu karar, CHP’nin istinaf başvurusunda da reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi’nin gerekçeleriyle iddiaların temelsiz olduğu vurgulanmıştı.
Ancak Anayasa Mahkemesi’nin kararı, sürecin son noktası oldu. Yüksek Mahkeme, CHP’nin iddialarının somut bir delile dayanmadığını, aksine tamamen değer yargısı ve subjektif bir ifadeden ibaret olduğunu gerekçe göstererek tazminat kararını onadı. Mahkeme ayrıca, kamusal bir figürün şeref ve itibarının korunmasının demokratik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Bu karar, ifade özgürlüğünün sınırlarının, suç isnatları ve karalama kampanyalarıyla aşılmasının mümkün olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
AYM’nin kararında ayrıca, Merkez Bankası’nın bağımsız ve özerk yapısının altı çizildi. Bu yapı, para politikaları ve finansal işlemlerinin tamamen bankanın kendi yetkili kurulları tarafından belirlendiği, herhangi bir siyasi etkiden arınmış olduğu vurgulandı. Bu durum, CHP’nin iddialarının, gerçek bir hukuki temele dayanmadığını ve sadece propaganda amaçlı kullanıldığını pekiştirdi. Bu gelişme, hukukun üstünlüğünün ve yargı kararlarının, siyasi manipülasyonlara karşı ne kadar önemli bir savunma mekanizması olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.