Ünlü oyuncu Onur Büyüktopçu, tiyatro sahnesinin canlı enerjisiyle adeta örtüşen bir hayat sürerken, hayatının en zorlu sınavının annesi Ayşe Hanım'ın sağlık mücadelesi olduğunu gözler önüne serdi. Habertürk’e yaptığı çarpıcı açıklamalarla, yalnızca sanatsal çalışmalarının temposunu değil, aynı zamanda annesinin yaşadığı acıları da paylaştı. Büyüktopçu, annesinin Parkinson ve demans teşhisleriyle ilgili içten bir dille, ‘Allah kimseye vermesin’ diyerek, bu hastalıkların insan hayatındaki yıkıcı etkisini vurguladı.
Büyüktopçu, annesinin tiyatro çalışmalarına olan ilgisini ve bu çalışmaların toplumdaki yerini şöyle ifade etti: “Koşturuyoruz, sık sık prova yapıyoruz. Çalışmaya devam ediyoruz. Tiyatroya ilgi çok güzel, izlensin de zaten. Ama bu coşkuyu, annemin yaşadığı zorluklarla birleştirmek, her seferinde kalbimizi burka biliyor musunuz?” Annesinin Parkinson teşhisi, titremeler ve düşmelerle başlayan bir süreç olduğunu, ardından demans hastalığının da devreye girmesiyle hayatlarının tamamen değiştiğini anlattı. Bu süreçte annesinin gençliğini ve hayat enerjisini kaybetmesinin acısını dile getirdi.
Ayşe Hanım’ın sağlık durumuyla ilgili yaptığı açıklamalar, hem duygusal bir derinliği hem de Parkinson hastalığının karmaşıklığını gözler önüne serdi. Bir buçuk sene önce konulan teşhise rağmen, yaşanan gelişmelerin hızla ilerlemesi, Büyüktopçu’yu derinden sarstı. “İnsanın başına gelmeyince anlamıyormuş, Allah kimseye vermesin. Eski günlerimizi arıyoruz yani, yalan değil,” diyerek, bu hastalıkların insan hayatındaki acı ve kayıpları somutlaştırdı. Annesinin, daha genç ve rahat bir yaşama sahip olmasının engellenmesi, onu derinden üzüyordu. “İnsan, annesi olunca konduramıyor da,” diyerek, annesiyle kurduğu özel bağı ve bu bağın, annesinin yaşadığı zorlukları daha da derinleştirme etkisini vurguladı.
Parkinson hastalığı, sinir sistemimizdeki dopamin üretimini engelleyen bir nörolojik bozukluktur. Bu durum, vücudun hareket kontrolünü olumsuz etkileyerek, titreme, kas sertliği ve denge sorunları gibi belirtilere yol açar. Büyüktopçu’nun annesinin hikayesi, bu hastalığın sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik etkilerini de gözler önüne seriyor. Bu tür vakalar, Parkinson hastalığına karşı farkındalık yaratmanın ve hastalarla ve aileleriyle empati kurmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.”}