Ankara'da yaşanan ve emekli bir polisi derinden üzen olay, ülke gündemine bomba gibi düşerken, farklı sivil toplum örgütleri ve sendika liderleri de sessiz kalmadı. Emekli polis Ali Şekeroğlu’nun hayatını son noktasına getirmesine neden olan seyyanen zam talebi ve karşılaşılan ekonomik zorluklar, iktidar temsilcilerinin bu konudaki hassasiyetini sorgulamaya yol açtı. Olayın ardından Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yönelik sert bir eleştiri yaptı; ‘Emekli bir kardeşimizin hayatına son verilmesine karşılık, sizler sorumluluk duymadınız mı?’ sorusunu yöneltti.

Olayın ardından, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, fon skandallarına ve haksız kazançlara dikkat çekerek, “AHBAP çıktı, çavuş çıktı. Yorulduk vallahi her gün bir şey çıkıyor. Şimdi de fon çıktı, hırsızlar geliyor, köpek balıkları çoğalıyor. Bunların nesli tükenmeden biz bu ülkede rahata eremeyiz. Herkes hesap versin” diyerek acizliği dile getirdi. Hür-Sen Başkanı Levent Kuruoğlu ise, 85 bin emeklinin bir ayda aldığı toplam maaşın, 6 ayda fondan kazanan siyasilerin gelirine denk geldiğini vurgulayarak, İstanbul’da ortalama bir evin kirasının 44 bin lira, asgari ücretin 28 bin lira ve emekli maaşının 23 bin lira olduğunu hatırlatarak adaletsizliğe dikkat çekti. Konfederasyon başkanları, İYİ Parti tarafından düzenlenen Emek Çalıştayı’na katılarak da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

Toplantılarda konuşan Orhan Yıldırım, Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan ile görüşmesini anlatırken, “Polis emeklisi kardeşim Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son verdiği sırada ben de oradaydım. Müthiş sorumluluk ve rahatsızlık duydum. (Geçen hafta yapılan) Üçlü Danışma Kurulu toplantısında Sayın Bakan’a söyledim, o kardeşimizin hayatına son vermesini engelleme imkanımız olabilir miydi; bunu düşündüğümü anlattım. Yanında farklı bakanlık bürokratları da vardı. ‘İsteği seyyanen zam olan bir kardeşimiz hayatına son veriyor. Sizler bundan sorumluluk duymuyor musunuz’ diye sordum, cevap vermediler, sessiz kaldılar. Bu ülkede onurunu kaybetmektense ya- şamını kaybetmeyi göze alanlar var” şeklinde önemli bir uyarı yaptı.

Mahmut Arslan, Türkiye’nin refahını artırmak, adil bir gelir dağılımını sağlamak ve emekçilerin örgütlülüğünden dolayı zarar görmediği bir Türkiye inşa etmek gerektiğini vurgulayarak, konfederasyonun yaklaşımını şekillendiren temel ilkelere dikkat çekti. Olayın ardından yaşanan bu gelişmeler, sadece emekli sorununa değil, aynı zamanda ülke genelindeki gelir adaletsizliğine ve bu adaletsizliğin yol açtığı toplumsal huzursuzluğa da işaret ediyor.”}”ç