Türkiye'nin denizcilik endüstrisi, global arenada büyük yat üretimindeki yükselişiyle dikkat çekiyor. Özellikle 24 metre ve üzeri uzunluktaki süper yatların üretimi, ülkeyi dünyanın ikinci büyük ihracatçısı konumuna taşıdı. Ancak bu başarı, iç pazardaki küçük ve orta ölçekli üreticilerin karşı karşıya olduğu ciddi bir sorunu gölgede bırakmıyor. Bu kesim, ekonomik faktörlerin karmaşık etkileşimiyle adeta bir çıkmaza sürüklendi.
YATED Başkanı Murat Bekiroğlu, sektördeki bu çelişkili tabloyu çarpıcı bir şekilde özetliyor: ‘Yüksek katma değerli yat üretimindeki başarımızın küçük tekne imalatçılarına da yayılması gerekiyor.’ Bu ifade, sektörün potansiyelini tam olarak kullanabilmesinin, iç pazardaki destekleyici koşulların iyileştirilmesiyle mümkün olacağını vurguluyor. Ancak mevcut durum, yerli üreticilerin hayata tutunmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.
Küçük tekne segmentindeki üreticiler, yeniden gelen vergi yükü, döviz krizinin etkileri ve iç talepteki düşüş gibi zorluklarla mücadele ediyor. YATED'in vurguladığı gibi, bu durum sadece üreticilerin değil, tüm sektörün ihracat kapasitesini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Sektörün bu kritik noktasında, devlet desteği ve doğru politikalarla sürdürülebilir bir büyüme sağlanması hayati önem taşıyor.
Sektör liderleri, vergi düzenlemelerinin ve marina kapasitesindeki yetersizliğin, endüstrinin geleceği üzerindeki etkilerini acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Vergi yükünün yeniden artması, fiyatları yükselterek talebi azaltırken, kur baskısı da yerli üreticilerin uluslararası rekabet gücünü zayıflatıyor. Bu durum, sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ediyor ve endüstriyel bir dönüşümün acil bir şekilde yapılması gerektiğini işaret ediyor.