BM Güvenlik Konseyi, Yemen'deki son gelişmelerin ardından acil bir toplantıya toplandı. Toplantıda, Husilerin gerçekleştirdiği saldırılar ve bu saldırıların yol açtığı insani felaket üzerine yoğunlaşılıyordu. Yemen'in BM Daimi Temsilcisi Abdullah Ali Fadhel Al Saadi, Husilerin bölgedeki varlığı ve eylemleriyle ilgili keskin eleştirilerde bulunarak, BM Güvenlik Konseyi'nden derhal harekete geçme çağrısında bulundu.

Al Saadi, Husilerin, çocukları silah altına alarak geleceğini çalmaya ve binlerce sivilin yaşamlarını tehdit ederek yerinden olmasına neden olduğunu vurguladı. Ayrıca, Husilerin bölgedeki şiddet eylemlerinin sadece Yemen'in iç sorununu aşmadığını, aynı zamanda komşu ülkelerin güvenliğini, bölgenin istikrarını ve hatta dünyanın en önemli su yollarından birini tehdit eden ciddi bir terör örgütü oluşturduğunu savundu. Konuşmasında, eylül ayında 100'den fazla çocuğun hayatını kaybettiği gerçeğine de dikkat çekerek, bu tür tırmanışların insanlık maliyetinin ve bunun gerçek doğasının ne kadar acımasız olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan'ın BM Daimi Temsilcisi Abdülaziz el-Vasıl da toplantıda, Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki sivil gemilere ve uluslararası deniz taşımacılığına yönelik gerçekleştirdiği saldırıların, bölgesel istikrarı, küresel ticareti ve uluslararası barışı doğrudan tehdit ettiğini belirtti. Vasıl, Husilerin bu saldırılarının, denizcilik güvenliğine yönelik ciddi bir risk oluşturduğunu ve bu nedenle BM Güvenlik Konseyi'nin, bu tehdidi en üst düzeyde değerlendirerek derhal ve kararlı bir şekilde harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan, Husilerin bu tür eylemlerinin, Yemen'i ve Orta Doğu'yu geçersiz kıldığını ve bunun küresel bir güvenlik sorununa dönüşebileceğini vurguladı.

Toplantı sonrasında, BM Güvenlik Konseyi'nin, Husilere karşı daha net ve caydırıcı bir tutum sergilemesi gerektiği konusunda uzlaştı. Konsey, Husilerin fon kaynaklarını, kaçakçılık ağlarını, silah tedarikini ve teknolojik desteklerini kısıtlayan somut önlemler alınmasını talep etti. Ayrıca, Husilerin sivil hedeflere ve hayati öneme sahip tesislere yönelik saldırılarının durdurulması ve denizcilik güvenliğinin sağlanması için acil adımlar atılması gerektiği de kararlaştırıldı. Bu gelişmeler, Yemen'deki krizi daha da tırmandırırken, uluslararası toplumun acil ve etkili bir şekilde müdahale etme gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.