Okyanus tabanının gizemli derinliklerinden elde edilen, uzun yıllardır bilim insanlarının merak uyandırdığı kayaçlar, son bir araştırmayla beklenmedik bir olayla karşı karşıya kaldı. Oregon ve Kaliforniya kıyılarındaki deniz araştırmaları sırasında toplanan 57 adet kaya örneği, okyanusun jeolojik yapısı hakkında önemli bilgiler sunma potansiyeli taşıyordu. Ancak, bu örneklerden ikisi laboratuvar ortamında kurutulup parçalanma sürecinde, alışılmadık bir tepkimeyi tetikleyerek bilim dünyasını şaşkınlığa düşürdü.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) tarafından yürütülen bu hassas çalışma, 2022 yılında Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde, Escanaba Çukuru'ndan elde edilen kayaçları incelemeyi amaçlıyordu. Uzaktan kumandalı denizaltı araçları kullanılarak dört farklı noktadan toplanan örneklerde, metal sülfür minerallerinin yaygın olarak bulunduğunun tespit edilmesi, okyanus tabanının kimyasal bileşimi hakkında değerli veriler sunmuştu. Ancak, bu veriler, laboratuvar analizlerinde ortaya çıkan beklenmedik olayla gölgede bırakıldı.
Laboratuvar ortamında dondurulan ve daha sonra parçalanarak incelenen kayaçlardan ikisi, ani ve şiddetli bir ısınma ile karşılaştı. Bu ısınma, yüzey sıcaklığını 100 derecenin üzerine çıkararak, kayaçların kendiliğinden tutuşmasına neden oldu. Bu durum, araştırmacıları derinden etkileyerek, okyanus tabanının jeolojik yapısı ve mineral özellikleri hakkında daha derin araştırmalar yapılması gerektiğini gösterdi. Bu beklenmedik tepkime, kayaçların içerdiği minerallerin, oksijenle etkileşime girerek yüksek miktarda ısı üretmesiyle açıklanmaya çalışıldı.
Araştırmacılar, tutuşan kaya parçalarının mineral yapısını detaylı bir şekilde analiz ettiler. Yapılan incelemeler sonucunda, örneklerin, son derece küçük kristallerden oluşan ve oldukça kararsız bir yapıya sahip olan markazit mineraliyle zengin olduğu belirlendi. Bu mineralin, oksijenle reaksiyona girmesi durumunda, önemli miktarda ısı açığa çıkarabileceği tespit edildi. Bu durum, kayaçların kurutulması ve parçalanması sırasında oluşan kimyasal reaksiyonların, belirli koşullarda sıcaklığın hızla yükselmesine ve malzemenin kendiliğinden tutuşmasına yol açabileceğini gösterdi. Bu bulgular, madencilik faaliyetlerinde kullanılan kayaçların potansiyel risklerini vurgularken, gelecekte benzer olayların önüne geçmek için, kayaçların mineral yapısının önceden detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini ortaya koydu.