Çağatay Ulusoy, sadece ekranlarda değil, zamanda yolculuklar yaparak da dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Bu seferki macerası, ailesinin kökleriyle olan bağlarını güçlendirmek ve Bulgaristan'ın mistik köylerini keşfetmek amacıyla gerçekleştirildi. Ünlü oyuncu, annesi Refiye Ulusoy ve babası Aylin Ulusoy'un yanısıra, Bulgaristan Türkleri'nin uzun yıllar boyunca yaşama kültürünü koruduğu toprakları ziyaret etti.
Ulusoy'un bu ziyaretleri, çifte vatandaşlık sürecinin yanı sıra, ailesinin Bulgaristan'daki göçmen kökenlerine duyduğu derin ilgiyi de gözler önüne seriyor. Özellikle, Razgrad ilinin Duranköy (Beli Lom) köyünde gerçekleşen bu deneyim, oyuncunun hem kişisel hem de profesyonel kimliğinin bir parçası haline geldi. Köyün geleneksel yaşam tarzı ve sıcak atmosferi, Ulusoy'un ruhunu dinlendirdi ve ona ilham verdi.
Köy sakinleriyle bir araya gelen Ulusoy, onlarla sohbet etti, onların hikayelerini dinledi ve fotoğraf çekimlerine katılarak unutulmaz anılar biriktirdi. Sosyal medyada hızla yayılan bu görüntüler, oyuncunun samimiyetini ve halkla aralarındaki bağı vurgularken, Bulgaristan Türkleri'nin kültürel mirasının da dünyaya tanıtılmasına katkı sağladı. Bu ziyaret, oyuncunun sadece bir yıldız değil, aynı zamanda kültürel kökleriyle bağlarını güçlendirmeye çalışan bir birey olduğunu gösteriyor.
Ulusoy'un bu yolculuğu, Bulgaristan'ın kültürel zenginliğine ve Bulgaristan Türkleri'nin önemli rolüne dikkat çekiyor. Aynı zamanda, oyuncunun ailesinin geçmişine saygısını ve kendi kimliğini keşfetme çabasını da temsil ediyor. Bu ziyaret, Çağatay Ulusoy'un kariyerinde yeni bir dönüm noktası olabilir ve onun hikayesinin sadece bir oyuncu kimliğinin ötesine geçmesini sağlayabilir.