Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek önemli bir adım atıldı! İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Emeğin Geleceği Çalıştayı’, işçi sınıfının hak ve çıkarlarını savunma konusunda yeni bir platform oluşturdu. Çalıştay, farklı konfederasyonlar, sendikalar ve akademik çevrelerin temsilcilerini bir araya getirerek, alın teri dökenlerin karşılaştığı sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirildi. Çalıştay, emek dünyasının sesini duyurma ve toplumsal eşitsizliğe karşı durma konusunda önemli bir kilometre taşı olarak kabul edildi.

Çalıştayda, Türkiye ekonomisindeki büyüme-pay dağılımı dengesizliği ele alındı. Ekonominin kâğıt üzerinde büyüdüğü, kişi başına millî gelirin rekor seviyelerde olduğu dönemlerde, bu büyümeyi çalışanların cebine sinirmediği, kaynakların doğrudan zenginlerin kasalarına aktarıldığı vurgulandı. TÜİK’in verilerindeki düşüş, “bölüşüm şoku” olarak tanımlanırken, orta sınıfın çöküşü ve nitelikli iş gücünün yetersizliği gibi sorunlar da tartışma konusu oldu. Dervişoğlu, bu durumun, emek sömürüsünün bir sonucu olduğunu ve bu sömürünün sona erdirilmesi gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, “bolluk ve bereket ekonomisi” anlayışını benimseyerek, işçinin emeğinin karşılığını alacağı, adil bir gelir dağılımının mümkün olduğunu vurguladı. Sendikal hakların kullanımındaki engeller, toplu iş sözleşmelerinin fiilen kullanılamaması, grev ertelemeleri ve işveren baskıları gibi sorunlar da ele alındı. ILO sözleşmelerine uygun davranılmadığı, sendikaların fiilen örgütlenme ve temsil hakkından mahrum bırakıldığı belirtildi. Maden, metal ve kâğıt işçilerinin grevleri, ‘millî güvenlik gerekçesiyle’ ertelemek, işçinin ekmeğini millî güvenlik meselesi haline getirmek gibi çarpıcı ifadelerle eleştirildi.

Sosyal güvenlik oturumunda, emeklilerin karşılaştığı sorunlar da tartışıldı. Düşük emekli aylıkları, güncelleme katsayılarındaki adaletsizlikler, en düşük emekli aylığının 23 bin 550 lira olması ve dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 37 bin 801 lira olması gibi gerçekler, emeklilerin yaşam standartlarını tehdit ediyordu. Dervişoğlu, emekliye fiilen sıfır zam yaratıldığını ve staj ve çıraklık sigortasının başlangıç tarihi sayılmadığını vurgulayarak, emeklilerin açlık sınırının altında bir aylığa mahkûm edilmemesi gerektiğini savundu. Çalıştay, emek sömürüsüne son vermek ve emeğin hak ettiği değeri bulmasını sağlamak için önemli bir adım olarak değerlendirildi.”}p>”