Küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmaların en dikkat çekici örneklerinden biri haline gelen bakır, Londra vadeli işlemleri haftasında rekor seviyelere yakın kapanış yaparak yatırımcıların ve analistlerin ilgisini çekmeyi sürdürüyor. Bu yükseliş trendi, küresel ekonomideki elektrikli araçlara, yenilenebilir enerjiye ve yapay zeka uygulamalarına yönelik artan talebi yansıtıyor. Ancak bu talebin karşılanması, arzın yetersizliği nedeniyle ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Londra'daki finans merkezlerindeki önde gelen bankaların uyarıları, bakır piyasasındaki arz sıkıntısının geçici olmadığını gösteriyor. UBS, JPMorgan ve Deutsche Bank gibi kuruluşların analistleri, yapay zeka veri merkezlerinin yaygınlaşması ve elektrikli altyapı yatırımlarının hızlanması nedeniyle bakır talebinin artmaya devam edeceğini, ancak madenlerdeki üretim kapasitesinin bu artışı karşılayamayacağını vurguluyor. Deutsche Bank Metal Araştırmaları Başkanı Daniel Ghali, küresel bakır stoklarının geçmişte hiç görülmemiş oranlarda azaldığını ve bunun da arz üzerinde baskı yarattığını belirtiyor. 2027'ye yönelik ton başına 22 bin 50 dolar hedefine ulaşma olasılığına dikkat çekiyor.
Bu durum, özellikle Şili'de yaşanan grevler gibi ek faktörler nedeniyle daha da karmaşık hale geliyor. Antofagasta'ya ait Centinela madenindeki iş bırakma eylemi, bakır üretimini olumsuz etkileyerek piyasadaki belirsizliği artırıyor. JPMorgan Latin Amerika Kurumsal Kredi Araştırmaları Başkanı Natalia Corfield, bu grevin madende yaklaşık iki hafta içinde üretim kesintilerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu tür üretim aksaklıkları, arz kıtlığına zaten işaret eden piyasada fiyatları daha da yükseltebilir.
Uzmanlar, bakır piyasasındaki bu sıkışıklığın 2030'lu yılların başlarına kadar devam edebileceğine işaret ediyor. Elektrifikasyon, enerji altyapısı ve veri merkezi yatırımlarının büyümesi, talebi artırmaya devam ederken, arzın bu talebi karşılayamaması durumunda, yatırımcıların bakır üreticilerine yönelerek uzun vadeli yükseliş döngüsünden faydalanabileceği değerlendirmesi yapılıyor. UBS, Freeport-McMoRan, First Quantum, Hudbay ve Teck Resources gibi şirketlerin bu yükseliş döngüsünden önemli ölçüde yararlanabileceğini öngörüyor.